- Ömer Faruk Gülşen blog yazısı yükledi.
- Kategori : Dağcılık
- Kurt Dağları
- Dağların zorlu güzelliklerini ve sessiz hikayelerini keşfediyoruz.
*Keş Dağı 1.812 m. -
Akdeniz kıyıları boyunca uzanıp giden dağlık bölgenin genel adı verilen isim Akdeniz bölgesi olarak geçmektedir. buraya bazı çevreler Güney Anadolu da demektedirler.
Batıda Fethiye körfezinden itibaren, sınırlamaya göre dalaman çayı vadisinden itibaren, doğuya kadar Elbistan ovası ve uzun yaylaya kadar uzanan yaklaşık 900 km. den fazla bir uzaklık olarak mesafesi vardır.
Dağlar, Karadeniz bölgesine benzer olarak kıyıya parelel olarak uzanıp giderek kıvrımlı dağlar gurubuna girmektedir.
Muhakkak bu bölgedeki dağlar sıradağlar,kıvrımlı şekilde birbirilerine yaklaşık ve silsiledir. Büyük ve yüksek sıradağlar ve yükseltiler ile irili ufaklı toros ovaları bulunmaktadır. Buralarda verim çok olduğundan yaylacılık yaşamı ve kuru tarımın görüldüğü geçmişe dayanmaktadır.
"Ne kadar uzağa gidersem kendime o kadar çok yakınlaşıyorum.’"
Andrew McCarthy
Bu bölgemizde yayla yaşamı ve göçebeliğinde sıkça görüldüğü ve geçmişten gelen kültür, gelenek ve yörük yaşamı az da olsa şimdilik görülmektedir. Bölgemizin gelenek ve yaşamlarına göre dağların isimlerini geçen yazımda anlatmıştım.
İş te bu Keş dağımızda bu bölgede adını geçmişte Kurt dağları olanağının genel adı olarak verilmiştir.
Bu bölgemizin genelliği ve ekolojik yapısı ile Jeolojik yapısıda ilginçtir. Yayla yaşamı, Çukurardıç, katran, dutağacı, karabel ve bunun gibi yayla yaşamının aktif olduğu bölgeler halen aktiftir.
Orman asil ağaçları olan ve kutsal olup zamana direnen Sedir,ardıç ve meşe sıkça görülmektedir. Dağların efendileri yani orman halkından olan yabani yaşamda görülmekte olup,koruma altına alınmalıdır.. Keş dağı tepesi, Kalker yapısıyla tipik beydağları yani toroslar yapısının tipik bir örneğidir. orman yaşamının ,görüldüğü ve yayla yaşamının sıkça rastlandığı ve ulaşımlarının, orman yolu,, yayla yolu ve patikalardan oluştuğu görülmektedir. sulak alanların gözeler ve çeşmelerden varlığını sürdürdüğü görülmektedir... Doğusunda kalker yapısında olup dik kayalıklar ve sarptır, taa aşağılara kadar karabel yaylasına kadar iner. güneyinde ise kayalıklar ve sık sedir ormanlarıyla inişe geçip,kartal yaylasına kadar uzanıp ve çukurardıç yaylasından gelen menderesle bir geçit şeklinde sınır yapar..
bu sınır dut ağacı mevkiisi ve deresine kadar uzanıp buradan çandır çayına yer altı kaynağından ulaşır.Kuzeyi, Karadağ ve karyalağı mevkii,buranın keş dağına bakan tarafı ardıçlı olup çarşak yapısı vardır ve sarptır, bu dağ ile çukurardıç yada keş dağını sınırı yüzyıllardır yayla yaşamının sürdürdüğü göç patikası sınırlar. bu patikalar, doğu batı istikametinde olup, Geyikbayırı yada bayır, şerafettin bayırı yada Çağlarca köyü,doyran ya da doyuran köyü, Bahtılı köyü ve yakın olan küçük mahallelerin yayla göçü olarak geçmişte kullanılan yayla patikalarıdır ve halen kullanılmaktadır.
ŞU AN MAŞATTAN ÇUKUR ARDIÇ YAYLASINA ARAÇ YOL YAPILMIŞTIR.
Batıda Eren dede ( alabelen ) ve Feslikan yada fesleğen yaylası ve maşat mevkii ile uzaklarda olan bereket ( Tunç ) dağı bulunmaktadır. buraya göç eden yukarıda bahsettiğim köylerin, karçukuru, feslikan ,karadere, kartal, tufa yaylalarının patikası çukur ardıç yaylasından geçen patikadır. en önemli deresi ve batıdan, doğuya kadar inen sarp ve zor olan civgi deresi ,aşağılarda ise sarı eşik mevkii vardır.
bulunmaktadır.Güneyi, keş dağını batısında uzanan ve adeta koruyan kilik tepesi ( şimdi mermer ocağı olarak kullanılmaktadır ) ,domuz çökeği tepeleri ve dinek mevkii bulunur.
‘Bilmediğin bir yola gitmek bilmediğin bir yönünü keşfetmektir.’
Martin Buber
buralarda sarp ve kayalık olup orman yaşamı hakkında sıkça sedir bulunmaktadır. en ünlü çeşmeleri,büngüldek ve kartal pınarıdır.. Buraya gelen göç patikası,Hacı sekililer köyünün yaylası olan Tufa yaylasından gelen üç oluk çeşmesinden,ak dereden sınır yaparak çit dibine sınırlıdır ve buradan tufadan gelen yayla yolunda gediğe geçerek,domuz çökeği tepesinin doğu çarşak eteğinden geçerek,büngüldek çeşmeden kuzeye giden patikayla çukurardıç yaylasına geçerek şerafettin bayırına ulaşılır, zaten geçmişte de tufa yaylasından gelenlerin bir kısmı buradan bir kısmıda kartal yaylasından geçip Çitdibi yaylasına heyelan bölgesinden geçmekteymişler.
Doğusunda ise, aşağılara inen sarp kayalıkların altında olacak mevki ve karabel yaylası ve oradan dut ağacı mevkiisi görülür asıl görülen beydağlarının en sarp ve ez zor tırmanışları olan geyik sivrisi dağı görülür, bu dağ ise, batıdan doğuya kadar uzanıp gider.
Ekibimiz, yılın ilk haftası pazar sabah 08.00 sularında uygun yerde ihtiyaç molası vererek. saat.09.30 da Antalya batısında olan beydağlarına doğru, feslikan yayla yolundan giderek, maşat mevkii ve keş dağına yakın yerde aracı terk edip, yeni ekip arkadaşlarıma yeniden bilgi vererek, cıvgi deresini sağımıza alarak bahsettiğim ilk göç patikasından dikkatlice inerek ve keş dağını karşımıza alarak çukurardıç yaylası mezarlık gediğine vardık, Zeminde kar yok,ama hava çok soğuk sert esen soğuk rüzgar etkinliğimiz etkiliyor.
Buradaki mezarlık, geçmişte buralarda yaşayan yörüklerin mezarları olup tam da yörük yaşamının geleneği olan gedikte oluşmaktadır..
Üç ardıç mevkiide çay ve ihtiyaç molası verip, günün ilk ve temiz dağ havasının ortamının yaşattığı yerde dinlenip, dağın güneyinde bulunan yaban hayatının oluşturduğu patikadan yükselip, sedir ve ardıç ağaçlarının arasından kısa molalarla manzaranın keyfini çıkararak, çarşaklı bölgeden geçerek, daha önce tırmandığımda bıraktığım, taş babaları takip ederek zirveye yaklaşık iki,30 saate vardık.
Muhteşem doğa ve muhteşem manzaralar.
Antalya karşımızda genç arkadaşımız olan gizem çok heyecanlı ve duygusal yapısının gösteriyor. ve mola verdik. fotoğraflar ve fotoğraflar,çekerek,çok güzel,ama kış serinliği yada soğuğuna dayanarak ve net havada keyfini çıkardık.. yağış yok dağın zemini yeni yağan az kar nedeniyle setleşmeye başlamış ve sıklemenler, nilüferler gebe toprakta fakat büyüyemiyor. çiriş ( güllük ) otları baş vermemiş daha.. yağmuru bekliyorlar. molamızı bitirerek, geliş rotamızdan biraz farklı kayarak,güneye ve oradan batıya geçerek, çukur ardıç yaylasına gelip, heyecanla yılkı atlarını göreceğimizi beklerken, bu yıl yağış olmadığından yayla otu bakımında gelişmemiş ve yılkı atları daha aşağılara doğru indiklerini düşünerek arkadaşlarıma anlatım. çay molası ve aracımıza giden farklı göç patikası yanından ve ardıç ağaçlarından yükselip,kara dağın güney eteklerinden yeni açılan araç yayla yolundan yükselerek saat.14.30 civarlarında aracımıza ulaştık.
Çakırlar köyünde muhteşem yerli lokantada lahmacunlarımızla midemizi ödüllendirip,çaylarımızı yudumlayıp ve sağ selim olarak Antalya ilimize vardık.
'Yol kendine bir yer bulamamış kişinin özlemidir.'
Oruç Aruoba
Katılıcılar;
*Ebru Başeğmez,
*Tülay Tekoğul*
*A.Kamil Selçuk.
*Hasan özen.
Katılan arkadaşlarıma çok teşekkür ederim..
4.01.2026
* Keş ; Nemli yer.--
Ömer Faruk Gülşen
Dağcı-gezgin-doğa fotoğrafçısı,araştırmacı ve yazar.
Climber, traveler, nature photographer, researcher, and writer.Antalya / Türkiye
Daha fazla içerik için giriş yapınız ya da kayıt olunuz!