Ömer Faruk Gülşen - Eren Dede Dağı çıkışımız - Summitbook Dağcılık Portalı | Zirve Defteri | Summit Book | www.summitbook.net
Son Sistem Aktiviteleri
  • Ömer Faruk Gülşen
  • Türkiye, Antalya
    • Dağ: 26
    • 3.000 m. Üzeri: 15
    • 3.000 m. Altı: 22
  • Dağ
  • 26
  • 2.500 m
  • 15
  • 3.000 m
  • 10
  • 5.000 m
  • 1
  • 7.000 m
  •  
  • 8.000 m
  •  
  • Zirve
  • 37
  • 2.500 m
  • 22
  • 3.000 m
  • 13
  • 5.000 m
  • 2
  • 7.000 m
  •  
  • 8.000 m
  •  
  • Ömer Faruk Gülşen blog yazısı yükledi.
  • Kategori : Dağcılık ve Zirve Anıları
  • Eren Dede Dağı çıkışımız
  • EREN DEDE DAĞI 2422.m ANA ZİRVESİ VE BATIDAN-DOĞUYA TRANS ETKİNLİĞİDİR. Bahtılı ve Doyran (Doyuran ) köylerinde geçen bir olay. Köylerin geçmişi hakkında gerçek bilgilerden de yararlanarak bir efsane oluşturulmuş ve bu dilden dile anlatılmıştır. Söylendiğine göre köy Teke Beyliği'nden önce de vardı. Bu bir efsane ile şöyle anlatılır. Köyün kurucusu evliya Pirinç Çelebi'dir. Pirinç Çelebi "Yedi Kardeşler" denilen ve hepsi evliya olan kardeşlerden birisidir. Kardeşlerden bir tanesi Antalya'ya yerleşen Şeyh Şücaeddin'dir. İkisi Doyran köyünde kalan evliya Fatma ve Zehra'dır. Bir tanesi, Saklıkent'e yakın Karçukuru yaylasında bulunan, Eren Dağı'nın zirvesinde mezarı olan Eren Dede'dir. Kardeşlerden biri Çakırlar köyünün kurucusudur. Çakırlar'a yerleşirken "burası benim mekanım olsun" diyerek sınırları çizmiş, gözleri çakır renkli olduğu için de köyün adı Çakırlar olmuştur. Diğer kardeş'in adı Ali, Duraliler köyünün kurucusudur. "Ben de burada durayım" dediği için köyün adı Duraliler olmuştur. Yöresel adı olarak Eren dede olarak süre gelen yüzyılların ismi, kutsal olan bu dağımızda kullanılmıştır. Dağ kutsal olarak tanımlanmış ve yüzyıllardır burada yani zirvesinde dinsel törenler düzenlenir ve inançlarını yaşatıyorlar. Güney zirvesindeki delik olarak bir çöküntü bulunmaktadır, buraya eren dede deliği derler..Zamanında eren olarak dolaşan beydağlarındaki zat, buradan da geçer ve söylenişe göre bu deliğe düşer ve kaybolur. O gündür bu gündür eren olarak zirvesinde anılır. Dualar edilir, kurbanlar kesilir, ayrıca küçük bir harımlık yapılmış ve burada bir gece yatarlar, diledikleri rüyalarına gelirmiş. vs. İnançlar ; 1- Bir düşünceye çok sağlam bir biçimde, içten, gönülden bağlı bulunma, güvenle doğru sayma, inanma. 2- Tanrı’ya, dine inanma, gibi saygın bir yaşama biçimleri vardır. saygıyla inanıyor ve uygulanıyor. ve güçleniyorlar. Zaman zaman Toroslardaki dağ çıkışlarında bu törenler ve dualar yapan yörüklere rastlamaktayım. Ve bu dağın adı eren dede olarak kayıtlara geçmiş. ama, bilinmeyen bir kaynağa göre buranın adı bu güne kadar saklanan eren dede dağının adını değiştirerek. “Kötülük dünyada değil, kişinin yüreğindedir.” İnsan, içinde taşıdığı niyetlerle şekillenir. Bir yürekte ne varsa dünya ona göre anlam kazanır. Kimi gözler dünyayı karanlık görür kimi ise aynı dünyada ışığı bulur. Çünkü kötülük olaylarda ya da çevrede değil, insanın düşüncelerinde, seçimlerinde ve eylemlerinde saklıdır. Her insan içinde iyilik ve kötülük tohumları taşır. Hangi tohumu büyütürse yaşamı da ona göre şekillenir. Kini, nefret ve öfkeyi besleyen bir yürek, kötülüğü büyütür. Oysa merhamet, sevgi ve anlayışla dolu bir kalp, en karanlık anlarda bile aydınlığı seçer. (Gabriel García Márquez, “Kırmızı Pazartesi”) ALABELEN olarak söylenmiş. Tabi ki biz doğaseverlerde bunu kayıtlarımıza geçirerek uyguladık bu güne kadar. Alabelen diye bir dağ ismi yoktur ve o yörede hiç bir yaylacı bu ismi bilmez de kullanmazda. Doğrusu EREN DEDE DAĞIDIR. Kimileri de ziyaret dağıda demektedir. İki zirvesi vardır, Birincisi, dağın güneyindeki ve bereket dağlarına bakan tarafı Eren dede zirvesidir. Daha kuzeydeki ise Kırbucak tepesidir. Dağın, Kuzeyinde doyran kozu yaylaları vardır. Güneyinde, Karçukuru yaylası ve bereket dağları. Batısında, Saklıkent ( doyran yaylası), karadere, bulunur. Doğusunda ise, Feslikan yaylası vardır. Dağın tüm yüzeylerinde çıkış yapılabilinir. teknik çıkışı yoktur. bu mevsimde çok zengindir. ekolojik yapısı muhteşemdir. Dağın tüm yönlerinde zamanın kalan ardıçları bulunmaktadır. Dağın zemini ise, Kireç taşı oluşumudur. Ekibimiz, sabah saat.06.00 de Antalya ilimizden yola çıkarak, Geyik bayır, ( Şerafettin bayırı )çağlarca köylerinden geçip, feslikan yaylasına varmıştır. Buradan Eren dede ile bereket dağlarının arasında sıkışmış olan ve Bahtılı köyünün yaylası olan karçukuru yaylasına stablize yolla vardık. sağımızda eren dede solumuzda bereket dağı ve karşımızda Doyran (bakırlı dağı bulunmaktadır. Aracımızı kar çukuru yaylası çıkışına bırakarak, Eren dede dağımızın batısında bulunan ve güney-kuzey doğrultudaki dağımızın göç patikasına girerek rahat şekilde ilk çeşmeye vardık buradan hafif yükselerek doğuya doğru yamaçtan bazen çarşak bazen kayalıkların arasından boğaza girerek kısa molalarla arkamızda kalan Doyran (saklıkent) yaylası ile dağlarını ve karadere mevkiiyi de seyredip, sağımızda kalan çürük dağlar gurubunu da pas geçmeden seyrettik. daha dik ve dikkat edeceğimiz rotadan güneşin baş vermesiyle serinlik kendini birada güneşin ısısına bıraktı. Su tüketimimiz başladı. Ekibimiz biraz zorlanmaya başladığını gördüm. Çok farklı bir rota ve alışagelmişin dışında bir etkinlik alanı. Hep aklımdaydı bu rotaları denemek. aylardır hesabını yapıyorum. ve çok çalışıyorum. ara vermeden.Harita çalışmalarım ve çobanlarla konuşarak vs. Sonunda çalışmalarımın emeğini burada gördüm. Zaman zaman kayalar çürük ve Çarşaklar ile devam ederken sonbaharın kutsal alanlarında bulunan otlakların arasından altimetrelerin hesabına göre zirveye yaklaştığımızı ve biraz daha kuzeye doğru gitmemizi gösterdiğini farkettim arkadaşlarımla paylaştım. Kısa kısa molalar zevk vermekte olup dinlenmeler kan dolaşımını rahatlatıyor ve manzara ile bütünleştiriyoruz. kahvelerimiz yudumluyoruz. Kutsal sayılan dağımızın zirvesine az kaldığını önde giden Hasan arkadaşım söylüyor ve nihayet sabah 08.00 de karçukuru yaylasında başladığımız rotadan nihayet 10.45 de güney sırtına ulaştık. Kuzeyde görülen ana zirveside görülmektedir. Sola kuzeye dönerek çıplak az çarşaklı inişli ve çıkışli rotadan arkamızda bereket (tunç)dağı ile kartal dağını bırakarak,daha önce motorlarla buradan çıkış yapan birilerinin izinden nihayet dağa kendi ismini veren EREN DEDENİN deliğine vardık. burada kısa moladan sonra saat.11.00 sularına ana zirveye vardık. Hava biraz serin ve her taraf net görülmektedir. Muhteşem bir rota ve manzaralara. arkadaşlara manzaralar hakkında bilgi vererek. yemek molasından-Ayla hocamızın getiriş olduğu nefis meyvelerle çayımızı ve kahvemizi yudumladık. Saat 12 sularında dağın batısından başlayıp zirveden sonrada doğusundan trans yapacağımız rotaya girdik. ve 1,5 saatte zaman zaman kayalıklar-patikalar ve çarşaklardan iniş yaparak feslikan yaylasına doğru iniş yaptık. Ana yola çıktık. bir aracı durdurdum. Bizi aracımızın yanına bırakmasını söyledim. sağolsun kabul etti ve aracına bindik. Osman diye bir doğasever bir bey. Antalyada oturuyormuş. doğa sevdalısı imiş. Aracımıza vardık her katılımcı memnun ve tatlı yorgun. Çakırlarda bulunan lokantada keyifli yemeklerimizi yiyip evlerimize vardık. Arkadaşlarıma,sabırları,performansları,uyumları ile paylaşımları için çok teşekkür ederim. 14.09.2025 Ömer Faruk Gülşen Dağcı-gezgin-doğa fotoğrafçısı ve Araştırmacı. (Climber, traveler, nature photographer ve researcher. ) Antalya / Türkiye 0542 595 10 34
Daha fazla içerik için giriş yapınız ya da kayıt olunuz!
Son Eklenen Zirve Kayıtları
Son Eklenen Dağlar
Yaklaşan Dağ Faaliyetleri