Ömer Faruk Gülşen - Kaybettiğimiz dağcı değerlerimiz... Dr. Ali Tayfun Tercan - Summitbook Dağcılık Portalı | Zirve Defteri | Summit Book | www.summitbook.net
Son Sistem Aktiviteleri
  • Ömer Faruk Gülşen
  • Türkiye, Antalya
    • Dağ: 26
    • 3.000 m. Üzeri: 15
    • 3.000 m. Altı: 20
  • Dağ
  • 26
  • 2.500 m
  • 15
  • 3.000 m
  • 10
  • 5.000 m
  • 1
  • 7.000 m
  •  
  • 8.000 m
  •  
  • Zirve
  • 35
  • 2.500 m
  • 20
  • 3.000 m
  • 13
  • 5.000 m
  • 2
  • 7.000 m
  •  
  • 8.000 m
  •  
  • Ömer Faruk Gülşen blog yazısı yükledi.
  • Kategori : Dağcılık ve Zirve Anıları
  • Kaybettiğimiz dağcı değerlerimiz... Dr. Ali Tayfun Tercan
  • 3 Mart 1952 tarihinde BOLU/Mengen’de doğdu. Babası, Bolu ili Devrek ilçesinde Jandarma Komutalığı yaptığı yıllardan kitapsızlar olarak nam salan Mehmet Ali Tercan’ın ve Mihriye TERCAN’ın oğlu Namık Kemal TERCAN, Mengen’de fotoğrafçılık ve dava vekilliği yapan daha sonra serbest muhasebecilik ile uğraşmaktaydı. Annesi Mengen/Pazarköy’ de yaşayan Katip Nazif ve köy ebesi ve terzisi olan Saadet Ersoy’un kızı Fatime TERCAN’dır. İlk ve Ortaokulu Mengen’de bitirdi. O zamanlar Mengen’de lise olmadığı için gurbetlik yılları başladı. Lise 1’de Alanya’daki amcası Sadettin TERCAN’ın yanında Alanya Lisesinde okudu. Lise yıllarına Bolu Lisesinde yatılı olarak devam ederek 1969 yılında bitirdi. KARDEŞLER/ Kendinden 1 yaş küçük olan kardeşi Ömer Tufan TERCAN, Kuleli Askeri Lisesini 1970 yılında bitirdikten sonra, Harp Okulu’na katılarak 1973 yılında Teğmen rütbesiyle silahlı kuvvetlere katıldı. Emekliliğinden sonra tenis sporuna merak saran Ömer halen Ankara’da yaşamakta ve Uluslararası Tenis Başhakemi olarak çalışmaktadır. Kendinden 2 yaş küçük kardeşi Sema Boyancı ÜNSALAN öğretmen okulunu bitirdikten sonra İstanbul Eğitim Enstitüsünü de bitirerek resim öğretmeni olarak mezun olup çeşitli okullarda çalışırken gravür sanatı alanında Türkiye çapında başarılar ve ödüller kazanarak çağımız ressamları arasına girmiştir. Halen Datça’da resim çalışmalarına devam etmektedir. En küçük kardeş Selma TÜKEL, Kadıköy Kız Lisesini bitirerek abisinin yolunu takiben Diyarbakır Tıp Fak. den mezun olduktan sonra yine abisinin uzman olarak ayrıldığı Ankara Tıp Fakültesi Radyoloji bölümünde ihtisasını yapmış ve profesör olana kadar Ankara Tıp Fakültesinde çalışarak emekli olmuştur. Halen Bodrum’da alanında hastalarına hizmet vermeye devam etmektedir. Ali Tayfun Tercan Üniversite sınavında Cerrahpaşa Tıp Fakültesini kazandı ve kaydını yaptırarak Fatih’teki Bolu Öğrenci Yurdunda kalmaya başladı. Daha sonra Fındıkzade’de kiraladığı evde kalarak fakülteyi 6 yılda bitirdi. Fakülte yıllarındaki okul arkadaşı ve yıllarca kankası olan halen Cildiye profesörü olarak İstanbul’da çalışan Ahmet GÜNAY ile dostluğunu yıllarca devam ettirdi. Mezun olduktan sonra mecburi hizmet için atandığı Ceylanpınar’a gidip sağlık ocağında 2 yıl pratisyen hekim olarak çalıştı. Askerlik/ Daha sonra askerliğini Samsun’daki acemi eğitimini bitirip İstanbul/Hadımköy’de uzun dönem olarak Tabip Asteğmen olarak yaptı. Çok geçmeden Ankara Tıp Fakültesi ihtisas sınavını kazanarak Radyoloji bölümünde ihtisasına başladı. Buradaki çalışması sırasında hocası ve Dağcılık Federasyon Başkanı olan A.Mecit Doğru ile birlikte Ağrı Dağı’na tırmanıp ilk zirve zevkini tadarak, dağcılık macerasına ilk adımını attı. Bundan sonra Türkiye’de ve genellikle Asya’da ( 1989 yılında Demavend dağına tırmanmış.İran ) olmak üzere yabancı ülkelerde zirveler yapıp seyahatlerini fotoğraflandırdı. Yakınlarına ve dağcılığa heves eden genç kuşağa slayt gösterileri yaparak ülke çapında dağcılığı sevdirmek için yıllarca çaba sarf etti. Anadolu Dağcılar birliğine üye olmuş ve İstanbul Şube başkanlığı yapmış. İhtisas yaptığı süre içerisinde hastası olarak tanıştığı Gülay, Tülay, Nilay ve Biray IŞIK kardeşlerin ikincisi olan Diş Hekimi Tülay TERCAN ile 1979 yılı sonbaharında evlendi. 1982 yılı 6 Şubatında Ayşegül ( Kocaoğlu TERCAN ) adını verdikleri halen Koç Üniversitesini bitirdikten sonra bir Koç kurumunda çalışan bir kızları doğdu. İhtisasını bitirerek Radyoloji uzmanı olarak atandığı Konya Sigorta Hastanesinde çalışmakta iken 2nci kızları, Marmara ve Boğaziçi Üniversitesini bitirerek halen Sabancı Holding’de çalışmakta olan Irmak Pınar TERCAN, 11 Eylül 1985 yılında dünyaya geldi. Radyoloji uzmanlığını Ankara Tıp Fakültesinde aldıktan sonra mecburi hizmet için Konya Sigorta Hastanesine atandı. Orada çalışırken Konya Merkezde özel muayenehane de açmıştı. Bu sıralarda dağcılık ile faaliyetleri içeren “DORUK” isimli bir dergi de çıkarmıştı. 7 yıl Konya dağcılık il temsilciliği ve Konya Dağcılık derneği, Konya Tenis ve Dağcılık kulüp kuruculuğu ve yöneticiliği, Doğa dostları derneği kuruculuğu yapmış. Konya Amatör spor kulüpleri federasyonu kuruluş ve yönetiminde bulunmuş. Yine buradaki yılları sırasında devletin 1986 senesinde federasyon başkanlıkları için seçim yapılması kararından sonra yapılan seçimde aday olarak seçimle atanan ilk Dağcılık Federasyon Başkanı oldu. ( 1993-1995 ) Çocuklarının daha iyi bir eğitim alabileceğini düşündüğü için Konya’daki tüm çevre ve birikimlerini bırakarak İstanbul’da özel bir hastane ile de anlaşarak ve Şişli’de bir muayenehane de açarak 1989 yılında İstanbul’a taşındı. Federasyon Başkanı olarak Konya’da kaldığı süre içerisinde ve İstanbul’da dağcılık faaliyetlerine gerek yurt içindeki gerekse yurt dışındaki birçok dağ tırmanışı yaptı. Ailesinin dağcılığın tehlikeli bir spor olduğu ve bırakmasının yararlı olacağı görüşlerine karşı 1995 yılı temmuzunda kardeşi Ömer’in Ankara’daki evinde “sokakta yürürken düşüp başını kaldırıma çarpıp ölme olasılığı ne kadarsa, dağda düşüp ölme olasılığının da o kadar olduğunu” söylemişti. Yine aynı sohbet sırasında Aladağlarda kaybolan bir dağcı arkadaşlarının kurtarılması için ekip oluştururken, böyle bir arama/kurtarma ekibine süreklilik kazandırılması ve kurumsallaşması için Nasuh Mahruki ile bir çalışma yaptıklarını anlatmıştı, ancak ölümünden sonra Mahruki, depremlerde ve acil durumlarda çok büyük başarılara imza atan AKUT’un kurulumunu gerçekleştirdi. Bu sohbetten 1 ay kadar sonra 1995 yılının 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlamaları kapsamında Kaçkarlara bir tırmanış etkinliği sürecinde kamp alanından göller bölgesine günlük bir yürüyüş etkinliği dönüşü ayağının kayması sonucu düşerek başını bir kayaya çarpıp 28 Ağustos 1995 tarihinde, saat 16:00 sıralarında vefat etmiştir. Ekip arkadaşlarının ağaçlardan bir sedye oluşturarak saatlerce çabalayıp omuzlarında taşıyarak önce Yukarı Kavran’a sonra Ayder’den Rize’ye ve oradan da doğup büyüdüğü Mengen’e ulaştırılması 1 günden fazla sürmüş ve 30 Ağustos günü Mengen’de Devlet büyükleri, dağcılık arkadaşları, ailesini ve kalabalık bir halk topluluğunun katıldığı bir törenle Türbeyli camiiden alınarak defin edilmiştir. Mezarı başına yine kardeşleri tarafından getirilen dağcılığı temsil edecek dev bir kaya yerleştirilerek amatörce bir anıt yapılmıştır. Ölümünün 1nci yıldönümünde 1 yıl önceki aktivitede yer alan arkadaşlarının yine aynı mevkiye düzenledikleri Ayder ( Rize ) etkinliğine kardeşleri Ömer, Sema ve Selma da katılarak saat 16:00’da ölüm noktasında anılarak, gönüllerden asla silinmeyecek olan Tayfun için fiziksel olarak da bir iz olarak kalması için kaya yığınlarından geçici bir anıt oluşturulmuştur. Not; Uğrunda evini ihmal edecek kadar çok sevdiği dağlar Tayfun başkanımızın mezarı olmuştu. Geçit vermeyen dağların zirvesine ölümü göze alarak tırmanan ve ömrünü yine bir dağda noktalayan Tercan, diş hekimi eşi Tülay hanım ile kızları 9 yaşındaki Irmak ile 13 yaşındaki Ayşegül’ü sık sık ormanda kurdukları kampa götürüyor, doğa sevgisini onlara aşılıyordu. Ruhu şad olsun. Amin. *Anısı olanları ve eklemek isteyenleri bekliyorum. Araştıran ve yazan ; Ömer Faruk Gülşen . ( Dağcı, gezgin, doğanın fotoğrafçısı ve araştırmacı.) Kaynakça ve bizzat Görüşmeler ;Tufan Ö.TERCAN ( Kardeşi ) ve İbrahim Meydan. ( Araştırmacı dağcı ) Fotoğraflar ; Tufan Ö. Tercan, Kardeşi ) ve İbrahim Meydan ( Araştırmacı ve dağcı ) Kendilerine çok teşekkür ederim.5.03.2024
Daha fazla içerik için giriş yapınız ya da kayıt olunuz!
Son Eklenen Zirve Kayıtları
Son Eklenen Dağlar
Yaklaşan Dağ Faaliyetleri