- Ömer Faruk Gülşen blog yazısı yükledi.
- Kategori : Dağcılık ve Zirve Anıları
- Babalar Günü anısına Ziyaret Dağı Eren Tepesi
- BABALAR GÜNÜ ANISINA. ZİYARET DAĞI Eren tepesi. 2876.m. (2824.m)
Antalya ilimizden batıya baktığımızda bulunan Torosların bir kolu olan ve Dalamandan başlayarak Antalya körfezine kadar olan bölge Beydağlarıdır. Beydağları çeşitli zirvelerden oluşan ciddi yükseltileri olan bölgemizin ciddi yükseltilerinden oluşan bir kireç taşı yapısı ve ormanlık alanları çok olan bir alana sahiptir.
Bölgemizde dağ isimleri aynı isimleri taşıyan yöre halkının vermiş olduğu isimlerden oluşur. Bu dağlarımız yaşam alanlarına göre sınıflandırılmıştır. inançlarına göre isimlendirilmiş olan Ziyaret dağı ve eren zirvesi vardır.
Senin sevgin bana etmiş Sirayet
Sen her dağa benzemezsin Ziyaret
Bembeyaz kar olmuş sana Kıyafet
Benim şanlı garip dağım Ziyaret .
(i.KARAY)
Yöresel adı olarak Eren dede olarak süre gelen yüzyılların ismi, kutsal olan bu dağımızda kullanılmıştır. Dağ kutsal olarak tanımlanmış ve yüzyıllardır burada yani zirvesinde dinsel törenler düzenlenir ve inançlarını yaşatıyorlar.
Zamanında eren olarak dolaşan beydağlarındaki zat, buradan da geçer. O gündür bu gündür eren olarak zirvesinde anılır. Dualar edilir, kurbanlar kesilir, ayrıca küçük bir harımlık yapılmış ve burada bir gece yatarlar, diledikleri rüyalarına gelirmiş. vs.
İnançlar ;
1- Bir düşünceye çok sağlam bir biçimde, içten, gönülden bağlı bulunma, güvenle doğru sayma, inanma.
2- Tanrı’ya, dine inanma, gibi saygın bir yaşama biçimleri vardır. saygıyla inanıyor ve uygulanıyor. ve güçleniyorlar.
Zaman zaman Toroslardaki dağ çıkışlarında bu törenler ve dualar yapan yörüklere rastlamaktayım. Ve bu dağın adı eren olarak kayıtlara geçmiş.
“Kötülük dünyada değil, kişinin yüreğindedir.”
İnsan, içinde taşıdığı niyetlerle şekillenir. Bir yürekte ne varsa dünya ona göre anlam kazanır. Kimi gözler dünyayı karanlık görür kimi ise aynı dünyada ışığı bulur. Çünkü kötülük olaylarda ya da çevrede değil, insanın düşüncelerinde, seçimlerinde ve eylemlerinde saklıdır. Her insan içinde iyilik ve kötülük tohumları taşır. Hangi tohumu büyütürse yaşamı da ona göre şekillenir. Kini, nefret ve öfkeyi besleyen bir yürek, kötülüğü büyütür. Oysa merhamet, sevgi ve anlayışla dolu bir kalp, en karanlık anlarda bile aydınlığı seçer.
(Gabriel García Márquez, “Kırmızı Pazartesi”)
Gezmek olmuş sende koyunla kuzu
Aşık çalmaz olmuş artık bu sazı
Sendeki gariplik bu alın yazı
Benim şanlı garip yaylam Beydağı.(İ.Karay).
Antalya batısı ve yüksek beydağlarının bir öğesi olup, batıya bakıldığında bir masa gibi görünen ve yılın ilk karı yağdığında gelinliğini giyen ilk dağlarımızdandır. "dağlar öyle bir hayaldir ki yaşadığın zaman gerçek olur" sözü beydağlarımızın yaşam alanına girer, çünkü hayal ettiğiniz tüm dağ yaşamını burada görürsünüz.
Dağın tepesinde, yörük yaşamında çok büyük yeri ve değeri olan eren vardır. Tüm toroslarda bunları görmeniz mümkündür. Orada zirvenin en üstünde yada yanlarında etrafı taşlarla belirtilmiş işaretli yerlerdir. erenler.
Oraya çıktıklarında hayal ettikleri yada düşündüklerini veya isteklerini orada bir kaç saat uyuyarak geçirip, rüyalarına geldiğini ve yerine getirdiğine inanılırmış, ya da evlenmek isteyen gençler, çocuğu olmayanların çocuk istemleri, yağmur dualarına çıkmaları veya isteklerini yerine getirmek istekleri dua ettikleri yerlerdir. Bizler zaman zaman buralarda rastlamaktayız. tabi ki saygıyla karşılıyoruz.
Dağımız bağımsız dağ olup, hiç bir yerle bağlantısı olmayan, kuzey-güney doğrultuda, kireç taşı oluşumu ve çıplak dağlarımızdan ve kıvrımlı dağlarımızdandır. Güney ucundaki çıplak ve çarşaklı zirvesinin adı da, Küçük eren tepedir.
Dağımızın, rahat zamandan kazanmak için doğu yönünden çıkışı ve araçla ulaşımı vardır. Aracınızla, Antalya ilimizin korkuteli ilçesine gelerek, ya dat köy üzerinden imecik köyüne ya da Elmalı ilçemizin ana yoluna girip, karamanlı belini geçerek, *beğiş ovasından sola dönüp, *beğiş köyünden *avdan köyüne varıp buradan İmecik köyüne varmanız lazım. burada iki bakkal vardır. ihtiyaçlarınızı karşılayabilirsiniz. ilginç taş evleri ve ahşap evleri olan köylerimizdir..
Çağşağında Yayla Çayı biter mi
Kuzgun, kartal seni mesken tutar mı
Al Kınalı Keklik sen de öter mi
Benim şanlı garip yaylam Beydağı.(İ.Karay)
İmecik köyünden yükselip, güneye giden stablize yola girip, çakmak yaylasına, kurumuş *pozan ( bozan ) gölünün yatağını solunuza alarak, kıvrımlı yollardan geçip, yıldırım çukurundan sonra yukarıda ikiye ayrılan yollardan sağa dönüp ( sola dönerseniz güçük pınarı yaylasına giderseniz ve buradan da, kuyular yaylasına ve dere köye inersiniz, buradan da Antalya ilimize dönersiniz ) ama biz sağa dönüp inişli çıkışlı yoldan *Sımandır ( samandır ) yaylasına varırsınız. çok şirin bir yayla olup, ulucak ( sımandır,samandır ) köyümüzün yaylasıdır. bir koridor şeklinde olup, kuzey-güney depresyon yapısındadır. beş altı ev vardır. yaz yaylacılığı etkindir. çadır yaylacılığı ve küçük ile büyükbaş yaylacılığı etkindir. Mayıs ayında çıkarlar ağustos sonunda geri dönerler. Çok misafirperver yaylacılardır. Sulak bir yer olup, iki aktif çeşmeleri vardır.
"Para harcayarak sizi zengin yapacak tek şey seyahat etmektir.’
Anonim.
Antalya'nın batısında uzanan Beydağlarında doğanın uyanışı, Akdeniz'in turkuaz kıyılarından karlı zirvelere uzanan büyüleyici bir değişimdir. İlkbaharın gelişiyle birlikte dağların eteklerinde çiçekler açarken, yüksek kesimlerde karların erimesiyle şelaleler ve dereler canlanır. Beydağlarında baharın gelişi, doğanın renklenmesi ve taze kokuların yayılması ile kendini gösterir.
Bahar Çiçekleri: Dağların yüksek kesimlerinde ve yaylalarda açarak toprağı süsler. Beydağları, bahar aylarında doğanın canlanışını en görkemli haliyle sergileyen eşsiz bir coğrafyadır. Bu mevsimde bölge, sahildeki sıcak bahar havası ile zirvelerdeki karın bir arada görüldüğü "dört mevsim bir arada" deneyimini sunar. Sahil şeridinde insanlar denize girmeye başlarken, Beydağlarının 2000 metre üzerindeki kesimlerinde hala kar görülebilir. Bahar ayları, üzerinden sahillerine inen "trans" yürüyüşleri için en ideal zamandır.
Büyük şeyler yapamıyorsanız, küçük şeyleri büyük bir şekilde yapın.”
– Napoleon Hill.
Antalya halkı için bahar, yavaş yavaş serin yaylalara çıkış hazırlıklarının başladığı bir dönemdir. Beydağları nda bahar mevsimi, doğanın uyanışıyla birlikte hem Yörük kültürü hem de modern doğa tutkunları için yılın en hareketli ve büyüleyici dönemlerinden biridir. Akdeniz'in kıyı şeridinde sıcaklıklar artarken, Bey Dağlarının yükseklerinde karların erimesiyle yaşam yeniden canlanır.
Geleneksel hayvancılıkla uğraşan kesim için bahar, sahil bölgelerinden (kışlaklardan) serin yaylalara doğru "yayla göçü" hazırlığı demektir. Hayvan sürülerinin çan sesleri bu dönemin karakteristik bir parçasıdır.
Aracımızı burada yaylanın batısında bulunan koca pınarın oraya bırakıp, tam batımızda görülen ziyaret dağımızı görüyoruz. ham yoldan yürüyerek biten yolun devamında, batıya doğru kuru dere yatağından çıkış yaparak, çok açık ve net görülen dağımızın görüntülerini de alarak yükseliyoruz. Her tarafımız ekonomik bitki türlerimizden olan, yemlik, ada çayı, kekik, yabani sarımsaklar dolu. inanılmaz yeşillikler.
Arkamızda Sımandır yaylasını ve geçen hafta iki zirvesine çıkış yaptığımız dağları daha net görüyoruz. seyrediyoruz. hafta sonu olmasından dolayı yaylacılar piknik için gelmeye başladılar,ateş kokusu ile et kokuları geliyor. Kısa molalar ve arkadaşlarımızın getirdikleri kahveleri ve çayları yudumluyoruz. Dinlene dinlene devam ediyoruz. Patikalı çıkışı yoktur. ekip şen şakrak, sohbetler ve hasretler konuşularak, dere yatağının bu mevsimde kar görüldüğü zemin bitiminde sola dönüldüğünde zirveye yakın yerde gevenlikler ve (kuzeye bakan yüzeyde,bizden önce kuzeyden çıkış yapan Fethi Oral arkadaşlarıyla zirveden dönüş yapıyorlar selamlaşıyoruz ve onları fotoğraflıyorum.) çok kar olmasından dolayı yan geçiş yaparak,yeşilliklerden yükselip ,sabah 08.45 de başladığımız etkinliğimiz yaklaşık 11.30 da zirvede tamamlıyoruz. zirveye varıyoruz.
Kuzeyden esen sert soğuk rüzgardan kaçıp dağın güney yüzünde kısa mola verip atıştırmakları yiyoruz. Muhteşem manzaranın görüntülerini alıyoruz. Arkadaşlarımız dirençli,paylaşımcı, uyumlu ve tecrübelidirler. Zirve defterini grubumuza yeni katılan doğa sever arkadaşımız zirveye kadar heyecanla çıkışının raporunu Sinan Öncelik arkadaşımız yazıyor, defteri düzenli şekilde toplayıp kutusuna koyarak ve geri inişe başlıyoruz. saat 13. sularında zirveden geldiğimiz rotadan geri dönüşü yapıyoruz.
Zirveden Batısında çıkışı zor olan dik ve sert çarşaklı zemini olup, karabayır yaylası bulunur. ve karşıda Antalyamızın çatısı Kızlar sivrisi ( akdağ ) 3070.mve diğer yüksek beydağları vardır. Kuzeyinde, ziyaret dağımızın uzun silsilesi vardır. aşağılarda çakmak yaylası ve müren yaylaları görülür. Güneyinde, küçük eren tepesi, karadağı ve kerimler kuyusu ile başpınar yaylası vardır devamı alakır vadisidir. Doğusunda ise, Bereket ( tunç ), alakır vadisinin başlangıcı Sımandır yaylası,Çallıbeli dağı,, Güzel Antalyamız görülür.
*Arkadaşlarıma, uyum, performanslarına ve paylaşımlarına ,sabırları için çok teşekkür ederim.
21.06.2026
Raporu hazırlayan,yazan ve arşiv.
Ömer Faruk Gülşen
Dağcı-gezgin-doğa fotoğrafçısı,araştırmacı ve yazar.
Climber, traveler, nature photographer, researcher, and writer.
Antalya / Türkiye.
*Sımandır ; kurumuş dere yatağı.
*Avdan ; Aralık ayı
*Beğiş ; Kürek.
*Pozan ; üzüm bağı.
( Türk Dil kur ).
Daha fazla içerik için giriş yapınız ya da kayıt olunuz!