- Ömer Faruk Gülşen blog yazısı yükledi.
- Kategori : Makaleler
- Dağcılıkta geçmişteki değerlerimiz... Kemal Çapa
- GEÇMİŞTEKİ DAĞCI BÜYÜKLERİMİZ ( 3 ) Kemal ÇAPA
Babası; Mehmet Emin Çapa D; 1914. ö; 1956,
Babasının babası ; Salih Çapa. D, 1865. Ö; 1950.
Annesi; Hami D; 1914. Ö; 1989.
Annesinin Babası; Şero Babat. D; 1884. Ö; 1966.
Kemal Çapa... Lakabı, kimi yerde, Pilinda Çiya ( Dağ kaplanı ). Kimi yerde ise, Kemale xane diye tanınırmış.
01.07.1939 yılında Hakkari ili,Yüksekova ilçesi Ortakçı(Veregoz) köyünde dünyaya geldi. Beş kardeşten ikincisi olan Çapa ve ailesi, 1954 yılında Yüksekova'ya göç etti. Yüksekova mezarlık mahallesine yerleştiler. 16 yaşlarında iken babası vefat etti.
Kardeşleri Nemet, Rehim, İzzet, Ve Osman Çapa. ( genç yaşta vefat etmiş ).Kız kardeşi,Nazdar ( genç yaşta vefat etmiş. ). Kardeşleriyle beraber Yüksekova' da ve civar köylerde çobanlık yapıyorlardı. Hayvanları çok severmiş, bir ara bir kaç Kurt da beslemiş. Komşuları rahatsız olduklarını annesine söylemişler ve daha sonra Kurtu doğaya bırakmış.
Yüksekova'ya geldiklerinde elli ev, olduğunu hatırlıyor. O zaman Yüksekova İlçe Jandarma Karakolu'nda 9 er, bir komutan ve üç başçavuş varmış. Tabur kışla tepesinde olup taburda 30 asker varmış.
20 yaşında İstanbul Yeşilköy'de topçu olarak görev yaptı.
O zaman askerlik 24 aymış. Askerlik dönüşünde, askerlikte iken oğulları öldüğü için kendisinden üç küçük kardeşi evlerini amcalarının yanına, yani Kuruköy'e götürmüşlerdi.
Daha sonra Kuruköy'de ( Maksudawa-Maksud düzü ) geçimleri olmadığı için 1963 yılında Yüksekova, Esentepe mahallesindeki,Han Petrol ofisi karşısına yerleşti. Belediyeden aldığı arsanın üzerine ev yaptı.
1963 yılında Yüksekova-Şemdinli arasında posta ( Ptt ), sırtta taşınıyormuş. Bu taşıma işine başladı. Zaman zaman Yüksekova'dan Şemdinli durak Jandarma Karakoluna kadar sırtında portakal taşıyordu ve davul zurnayla karşılanıyordu.
Hakkarili Çapa, 60 yıl bölgenin dağlarında rehberlik yaptı.
Yüksekova-Şemdinli arasında yaz, kış sırtında günde sekiz saat, posta taşıma işine başladı. 19 yıl hiçbir sosyal güvencesi olmadan ve kilosu eski ortası delik olan sarı renkli 25 kuruş karşılığında bu posta taşıma işini sürdürdü. daha sonra Bu taşıma işini kışın yapıyordu, yazın ise, değişik işlerde amelelik ve dağcılık işi ile uğraşıyordu.
1975 yılında, hatırı kişiler araya girerek, bir sigortalı işi olsun diye yardım ederek,( YSE) köy hizmetlerine mevsimlik işçi olarak işe başladı. 1999 yılına kadar bu işe devam etti. 1999 yılında yaş haddinden emekli oldu.
DAĞCILIK SERÜVENİ
1966 yılında Türkiye' de kurulan Dağcılık Federasyonu, 1967 yılında Yüksekova'ya gönderdiği iki kişi Yüksekova çarşısında dolaşırken halkın bu iki kişinin etrafına toplandığını gören Kemal Çapa, kalabalığa yaklaşıyor ve burada neler olduğunu soruyor.
Daha sonra, bunların polis olduğunu söyler halk. Tabi, asıl gelenlerin Yalçın Koç (Dağcılık Federasyonu As. Bşk.) ve Metin Öz (Dağcı ve asıl mesleği öğretmen) olduklarını öğreniyor.
1973 yılı Ağustos ayında Dağcılık ve Kayak Federasyonları’nın Ağrı dağına ortaklaşa düzenledikleri 50. Yıl tırmanışında zirveye varmış, arkasından Cilo dağlarına geçerek, burada 15 Eylül günü, Kemal Çapa ile birlikte Yalçın Koç, Cilo dağlarının ikinci yüksek zirvesi Suppa Dürek’in kuzey duvarının ilk Türk çıkışını gerçekleştirmiştir.
Bunlarla tanışan Kemal Çapa asıl amaçlarını öğreniyor, zamanın Yüksekova kaymakamı onların,Cilo dağlarının en yüksek zirvesi olan Reşko ( reş-koh ) 4168.m Ya çıkmalarına müsaade etmiyor.
Çapa, bunun sebebini ise; bu iki gencin babalarının Ankara'dan telefonla Kaymakama, çocuklarının Reşko tepesine çıkmalarına müsaade edilmemesini istemesine bağlıyor.
Bu iki kişiyle kısa sürede dostluk kuran Kemal Çapa, bunların asıl amacını öğreniyor. Bu iki kişi aslında kendilerine bir rehber arıyorlardı. Daha önce hiç dağcılık ilgisi olmayan Kemal Çapa kendisine o zamanki posta müteahhidinden üç gün izin almaları karşılığında kendilerini Reşko tepesine çıkışın Yüksekova güzergahı olan Darıca-Yeşiltaş(Serpil) köyüne kadar götürebileceğini söylüyor.
Götürme karşılığında ise üç yüz lira istiyor. Anlaşma sağlandıktan sonra onları akşam Gürdere ( Cıwyan-Ceviyan-Çivyan ) köyünde, muhtar Emin Erin'in evine götürüyor. Orada çıkışın yolunu iyi bilen Kamil Çobanoğlu nu da beraberliğine alıyorlar.
Beraber ertesi gün yola çıkıyorlar. Gece Serpil yaylasına ulaşılıyor. Artık zirveye çıkacak noktaya ulaşmışlardır.
Diğer gün sabah tüm köy gençlerini yanlarına alan Dağcılık grubu, Mergan ( keskin nişancı ) yaylasına çıkılıyor. Gece Mergan yaylasının yukarısına çadır kuruldu, ve gece dağda kalınacaktı. Gençler Horke yaylası boğazına kadar, kar çok olduğundan, yörede kış şartlarında,ayaklarına takılan ve genelde meşe ağacından yapılan ve ortasına iple geçiş yapılan takuk. (hedik ) ile yol açtı.
O gece bu iki yabancı kampta kalıyor. Kemal Çapa ve diğer köylüler Serpil köyüne geri dönüyor. Diğer gün artık ilk dağcılık işi biten Kemal Çapa Yüksekova'ya geri dönüyor. Bu iki yabancı Reşko zirvesine Yalçın Koç ve köylüler ile beraber çıkıyor.
İki yabancı Reşko zirvesi çıkışlarından sonra Yüksekova'ya ( Dize-Gevar-kavar-) dönüşlerinde Kemal Çapa'ya uğruyor ve Kemal Çapa'nın adres ve telefonlarını alıp kendisine, ilerde Hakkari'de Dağcılık kursu kampı kuracaklarını ve kendisini de federasyonun açacağı bu kampa çağıracakalarını söylüyorlar.
AYNI YIL YAZ AYINDA; Ahmet, Adıyaman ( Mergan yaylası ) yaylasında açılan dağcılık Temel Eğitim Kampı'na 4 kişi çağrılıyor. Bunlar; Kemal Çapa, Ebubekir Hanoğlu, Temel Sürücü, Ömer Sürücü.
Bu kamp 20 gün sürüyor. Kemal Çapa ve Yalçın Koç ,Cilo'nun zirvesine çıkıyorlar. 20 günlük kamptan sonra dağcılık yetkilileri Ankara'ya dönüyor. Kemal Çapa ve arkadaşları da Yüksekova'ya dönüyorlar.
Bu kampın süreci “Dağcılık” adlı derginin Temmuz 1974 sayısının tamamını kapsıyor.
Ertesi yıl 1975 yılında baharda kendisine telefon açan Yalçın Koç, Kemal Çapa'yı “Dağcılık Öğretmen Kursu” na çağırıyor. 1974 yılında Öğretmen Kursuna katılan Kemal Çapa “dağcılık öğretmenlik” belgesini alarak Adana ili Karsantı ilçesinde ( karaisalı ) öğretmen olarak gönderildi.
Yalçın Koç'la beraber 80 öğrenciye dağcılık ile ilgili ders verdi. İp nasıl bağlanır? İp nasıl açılır? Nasıl kayaya bağlanır?, Karabina nasıl bağlanır? gibi Tırmanışın ana konularda dersler veriliyordu. 20 gün süren bu kamp sürecinden sonra görevini bitiren Kemal Çapa Yüksekova'ya dönüyor.
Artık o Hakkari'nin ( colemerg ) belgeli dağcılık ajanıydı ( il temsilcisi ). Artık Cilo dağlarındaki, Sat göllerinde, Berçelan yaylalarında kurduğu dağcılık kamplarıyla Hakkari ve Yüksekova gençlerine dağcılık dersleri veriyordu. Tahminen 300'den fazla kişiye dağcılık kursu verdiğini öne sürüyor.
Bölgede gelişen olayların onun mesleğini de bitirdiğini söyleyen Çapa'nın 1987'de yaptığı son kamp Hakkari Dağ ve Komando Tugay Komutanı Turan Paşa sayesinde Berçelan yaylasında kurduğu kamp olmuştu. Hakkari ve Yüksekova Gençlerinin yer aldığı son kampta 60 kişiyi yetiştirdi.
Bu mesleğinin en son kampı oldu. Daha sonra Alaattin Karacanın başkan olduğu yıllarda Dağcılık federasyonu eğitim kamplarına davet edilerek kamplarda görev almıştır.
Meslek hayatında ilk tırmanışı Cilo dağına oldu. 2'inci çıkışı öğretmen kursunda iken Hüseyin Gazi kayalıkları, 3'üncü çıkışı Adana Karsantı ilçesi rotasından Demir Kazık zirvesi, 4'üncü çıkışı Reşko zirvesine 60 kişilik federasyon ekibiyle yaptığı çıkış oldu.
5'inci tırmanış Ağrı dağına Alaattin Karaca (Eski Dağcılık Federasyonu Başkanı) ile 5 kişilik Hakkari ekibiyle, 4 Hakkarili gencin de kendi diliyle “Hakkari Beden Terbiyesi” çelengini de Ağrı zirvesine dikiyor.
6'ıncı tırmanış Sat göllerine oldu. 7'nci tırmanış Niğde Aladağlar zirveleri oldu. Daha sonra ise yine farklı yerlerde zorlu tırmanışlar yapmış.
Meslek hayatında Ağrıya 1'inci çıkışında, yani Ocak ayında yaptıkları zirve tırmanışı sırasında ayakları gece yatakta donmuş. Kendi kendine indiği bir dağ köyü olan Doğubeyazıt ( Bayezıd ) ilçesi Kanikork-Kanikorik ( Topçatan ) köyünde tedaviyi de yine kendi bildiği yöntemle yapıyor. Yüksekova'ya geldiğinde ise annesi Hani tarafından mahalli yöntemlerle tedavisini sürdürüyor.
Çapa başka bir yaralanışını da şöyle dile getiriyor; “Reşko zirvesine tırmanışımda bir grupla beraber çıktığımız zirvenin dönüşü geceye denk geldi. Serpil köyünün içine girdik. Etraf çok karanlıktı, Dr Bozkurt Ergör ( Eski TDF başkanı ) İsmet Ülkeli ve birde bayan vardı yanımızda. Ekipten kopmuştuk. Karanlık olduğu için dağcılık kazması elimdeydi. Birden yere düştüm, düşerken bu kazma göğsüme saplandı. Ani bir hareketle göğsüme saplanan kazmayı çıkardım.
Ramazan ayıydı, aynı zamanda oruçtum. Baygınlık geçirmiştim, herkes başımda toplandı. Doktor pansuman yaptı. Bantla sardı, kanı durdurdu. 15 günden fazla bu acıyı yaşadım.
Dağcılık tırmanışlarımda hep orucumu tuttum. Hiçbir gün orucumu yemedim. 1999 yılında Hacca gidip Hacı oldum.”
Kemal Çapa en son 2004 yılında Adilcevaz ( Ardzgue-Arcige-Dad el Cevz ), Süphan dağı tırmanışı ile Harmantepe ( Norsnag-Norşincik ) Köyünde Kampa katılmış, 22 kişilik kamptan 20 kişi ile birlikte zirveye çıkmak için yola çıkıyorlar. Bunların içinde 8 kişi ancak zirve yapıyor. Kendisi zirveye çıkmadan dönüyor.
Federasyonda katıldığı son toplantısı ise 2004 yılında Konya'da oluyor. Bu toplantıda uzun yıllar Dağcılık Federasyonu'nda gösterdiği performans ve yaptığı hizmetlerden dolayı kendisine Teşekkürname veriliyor.
Şimdiye kadar yurt içinden ve yurt dışından binlerce turisti Cilo Dağı, Sat gölleri, Reşko Tepesine çıkarmış olan Çapa, dağlarımızı görmeye ve gezmeye gelen turistlerin herkese faydası olduğunu söylüyor.
Mesela yoğurt, peynir, ekmek, gibi ürünlerden ve ulaşım araçları ve atlardan para karşılığı faydalandıklarını dile getiren Çapa, hatta gelen doktorların bile köydeki hastaları tedavi ettiklerini ve ilaç verdiklerini söylüyor.
Dağcılık sporunun Türkiye'deki en verimli ve güzel olan dağları ilimizdedir. Dünyanın her ülkesinden ilimize gelen binlerce Turiste bunları söylerdi.
Dağcılık konusu yasallaştığından dağcılık ile ilgili hiçbir şey yapamıyoruz. Yıllardır faaliyette bulunamıyoruz. ( geçmiş yıllardan bahsediyor ) Kemal Çapa bu nedenle de gençlerimizi dağcılık dalında yetiştirmek istiyor.
Çapa, ünlü halk bilimci profesör, *Lale Yalçın Heckmann'ın, Oramar üzerinde yaptığı doktora tezi çalışmalarına yardımcı olmuş ve kendisini üç yıl kendi evinde misafir etmiş.
Çapa şöyle devam ediyor; “En sevdiğim tırmanış, Reşko zirvesidir. Geceleri Irak'ın Musul kenti ışıkları görülür. Reşko'da 1982 yılında Kar mağarası yaptım. Bu mağarada ben ve Muzaffer Özdemir (Ankaralı) bir gece kaldık. Mağaranın içinde yemek yedik, çay yaptık!”
Evlilik Durumu: İlk evliliğini 1979 yılında Gule ile yapmış. Beş yıl süren bu evlilik geçimsizlikten son bulmuş. Aslında kafasına göre bini bulursa evlenmeyi de düşündüğünü söyleyen, ( geçmişte bahsetmişti ) ama şu an çok yaşlandığından artık tedavi görmektedir.
Kendisi köy hizmetlerinde çalışırdı oradan emekli . yer yer yöresel kıyafetler giyer yer yerde takım elbise ve şapka takardı en çok dengbej dinlemeyi severmiş.
Köy hizmetlerindeyken geçirdiği bir kazadan dolayı ameliyat geçirmiş ve ayağına platin takılmış olmasına rağmen dağ sevgisinden vaz geçmemiş .
Yaklaşık 60 yıl yöresinde yerli ve yabancı gezgin,dağcılara rehberlik yapmış.
Evini Yüksekova ilçesinden Kardeşi Rahim Çapanın çocukları ile birlikte, Van'ın Tuşba ilçesi, İstasyon Mahallesine taşıyarak, burada yaşamaktadır.
Çapa, “Uzun yıllar yaşadığım Yüksekova'dan 2016 yılında yaşanan olaylardan dolayı Van'a taşınarak, hayatıma tek başıma kaldığım evde devam ediyorum.
Dağları gezmeyi çok istiyorum ancak 90 yaşındayım nefes darlığım ve gözlerim eskisi gibi görmediği için, dışarıya çıkamıyorum. Bana yardımcı edecek çocuklarım yok. Yeğenlerim var, onlar bana bakıyor ve benimle ilgileniyorlar”
*Anısı olanları ve eklemek isteyenleri bekliyorum.
Not; Şu an Hakkari bölgesinde Ciddi bir dağcılık tırmanışları yapılmaktadır. İl Temsilcisi Hacı Naci Erunç tur. Çok başarılı bir dağcı olup,bilinmeyen ciloların tüm zirvelerini zorlamaktadır. envarter yapmaktadır. paylaşımcı, proğramlı, yardımsever, araştırmacı bir olarak dağcılık serüvenine devam etmektedir. Ciloların Kar leoparı adayım Hacı Naci Ertunç tur.
Araştıran ve yazan ; Ömer Faruk Gülşen ; Gezgin, Dağcı,gezgin,doğanın fotoğrafçısı ve araştırmacı. )
Fotoğraflar ; Yüksel Alpkaya, Ömer Faruk Gülşen. ve diğer sayfalar.
Kaynaklar
*https://www.kovaradilop.net/.../oramarda-iki-yil-ve.../
*Sevan Nişanyan'ın sözlükleri.
*Necip Çapraz.
*Yeğeni ; Ümit Çapa
*Mehmet Çağlayan.
*Hakkarili Çapa, 60 yıl bölgenin dağlarında rehberlik yaptı
Daha fazla içerik için giriş yapınız ya da kayıt olunuz!