13.Temmuz Pazartesi günü Cilo bölgesi sıra dağlarından ve Türkiye’nin üçüncü yüksek dağı Suppa durek 4125 metreye Bursa Budak Kulübünden Yüksel Işık ve bir arkadaşı tırmanarak zirve yapmaya çalıştılar. Alınan bilgilere göre Işık’ın arkadaşı 3600 metreden sonra teknik tırmanış isteyen Kulvarda ancak iki yüz metre yükselerek geri dönmeye karar vermiş, Işık’ı 3600 metrede beklemeye çalışmış. Işık ise Kaya Kulvarından sonra Kar Kulvarında yanında kimse olmadığı için emniyet olmadan tırmanış yapmış 4025 metreye ulaşmayı başarmıştır. Ancak burada her iki vadiyi birleştiren alanda kayada hazır olan istasyona ipin ucunu bağlamış ve diğer ipin ucunu kendi emniyetine bağlayarak kar bölgesini bitirmiş, İpten çıkarak zirve yaptıktan sonra geri dönüşte tekrar ipe girmiş ve baş aşağı yaptığı hata dolu inişte Kar bloğunun ortasında kayarak durmaya çalışmış, ancak takla atarak ikinci vadiden aşağıya kayalara çarparak dar bir alanda ipe asılı yere yapışık bir şekilde vefat etmiştir.
Aynı tarihlerde Reşko zirve tırmanışında olan TDF. Hakkari temsilcisi ve Cisad yönetim kurulu üyesi Naci Ertunç Çarşamba günü son kampa indiğinde olayı duymuş ve hemen AFAD ile iletişime geçerek gönüllü olarak arama kurtarma operasyona ekibiyle katılmayı önermiştir. Ancak Cuma günü alınan kararla tüm hazırlıkları yaparak beraberinde çok tecrübeli dağcılardan Emin Noyan, Barış Adıyaman ve Beşir Tertemizi alarak Cumartesi günü AFAD araçlarıyla olay mahalline yakın Bala yaylasına ulaştılar. Ağır malzemeleri sırtlayarak zaman kayıp etmeden dağın eteklerine doğru beş saatte vardılar. Yolda Köy kurucularıyla karşılaşan ekip onlardan aldığı bilgi doğrultusunda dağcının hangi bölgede olduğunu öğrenmiş ve aynı gün dağın güney doğu etabına geçerek Drone ile keşif yapmışlardır. Akşama doğru kampa geri dönüş esnasında Bursa Budak kulübü dağcılarından Mustafa Fıçıcı ve Halit Çelik, Uludak kulübünden Ömer Faruk Kaya ile karşılaşmış, beraber bir ekip halinde hareket edeceklerine karar vermişler. Ertesi gün saat 04.00 da tüm Ekipmanları yanlarına alarak 3600 metreye tırmanmışlar. Bundan sonraki etabın kaya bloğuna geçerek tırmanışı titizlikle yaparak 3850 metreye vardıktan sonra Kar bloğunda emniyet alarak Kulvarı bitirmişler. Yedi tecrübeli dağcıdan uluşan ekip saat 10.00 sıralarında Yüksel Işık’ın girdiği istasyonda zaman kayıp etmeden yerini tespit etmiş ve teknik malzeme kullanarak kurdukları istasyona Emin Noyan ve Beşir Tertemiz’i bağlayarak aşağıya indirmişlerdir. Ancak bu esnada şelalede akan suların bu her iki dağcının üşümesine donma olayı yaşamasına sebebiyet verdiği için kurulan istasyonda merhumun ancak on metre yukarıya doğru çekimi sağlanmıştır. Görevli dağcı arkadaşların durumu göz önüne alınarak yukarı gelmelerini sağladıktan sonra yeniden Halit Çelik,Ömer Faruk Kaya ipe girerek aşağıya gitmiş ve şelalenin bir metre aşağısında pozisyon değişikliği yaparak yukarıdan çekmeyi kolaylaştırmış, sonuç itibariyle beş saat sonra cenaze yukarıya alınmış ve akabinde Bivak torbasına alınmış ve iple sarılmıştır. Ekip saat 16.00 sıralarında hızlı bir şekilde istasyonu ve çantaları hazırlayarak iniş için hazırlıklar yapmış yeni bir emniyet istasyonu kurduktan sonra cenaze ile beraber iki dağcı iplerle kar Kulvarından aşağıya inmiştir. Üç etapta yaklaşık 200 metre indirildikten sonra Sağlam bir zeminde emniyeti alınmış ve yavaş yavaş yedi dağcı teknik iniş yaparak zor etabı akşam karanlığında bitirmiş, saat 10.00 da kampa ulaşmıştır.
Ekip Pazar günü Bursa’dan gelen bir dağcı eksiği ile sabah tekrardan 3600 metreye tırmanmış, burada Sedye taşımı için Erzurum AFAD görevlisi olan Arif ve köy koruyucusu Hasan’ı ekibe dahil ederek yeniden kaya kulvarına girmiş cenazenin bulunduğu 3825 metreye ulaşmışlar. Cenaze sedyeye alındıktan sonra kurulan istasyon yardımıyla dağcı refakatinde yavaş yavaş kayalardan aşağı indirilmiş, toplamda sekiz ip boyu iniş yapıldıktan sonra 3600 metreye indirilmiştir. Burada cenazeyi bekleyen AFAD ve Köy koruyucu ekiplerine teslim edilerek 3000 metreye indirilmiş ve faaliyet sona ermiştir.
Rahmetli Yüksel Işık ile geçmişte çok güzel dağ tırmanışlarımız oldu. Çok cesaretli ve güçlü bir yapıya sahipti. Cesaretine diyecek yoktu. Korkuyu yenmiş dikey tırmanışları oyuncak sanırdı. Dağlar artık yuvası olmuştu. Her inişten sonra dağ özlemini yeniden hissederdi. Her haliyle mükemmel bir yapıya sahipti. Sevdiği dağlarda can verdi. Allah rahmet eylesin sevenlerinin ve ailesinin başı sağ olsun. Mekan’ın Cennet olsun ey güzel dostum…
Tamer Özel
Türkiye, Istanbul - 22.07.2026 09:38
Naci abim tebrik ederim. ellerinize sağlık. Umarım bir daha böyle bir şey yaşanmaz. Yüksel kardeşimiz nur içinde yatsın.