Esra Ersönmez - Dağcılıkta kamp - Summitbook Dağcılık Portalı | Zirve Defteri | Summit Book | www.summitbook.net
Son Sistem Aktiviteleri
  • Esra Ersönmez
  • Türkiye, Ankara
    • Dağ: 0
    • 3.000 m. Üzeri: 0
    • 3.000 m. Altı: 0
  • Dağ
  •  
  • 2.500 m
  •  
  • 3.000 m
  •  
  • 5.000 m
  •  
  • 7.000 m
  •  
  • 8.000 m
  •  
  • Zirve
  •  
  • 2.500 m
  •  
  • 3.000 m
  •  
  • 5.000 m
  •  
  • 7.000 m
  •  
  • 8.000 m
  •  
  • Esra Ersönmez blog yazısı yükledi.
  • Kategori : Dağcılık Eğitim Notları
  • Dağcılıkta kamp
  • Kampçılık, dağcılık sporunun en önemli aşamalarından biridir. Bu nedenle dağcılık sporunun eğitim aşamalarında kampçılık hakkında çok detaylı bilgiler verilir. Çünkü Dağcı bir günlük de olsa bir aylık da olsa çadırda gecelemek zorundadır. Birçok dağın tırmanış rotası üzerinde bilinen kamp yerleri vardır. Ancak bazı tırmanışlarda dağcı kamp yerini bazen kendi seçmek ve zorundadır. Bu durumda kamp yerini seçmek için dağcının bilgi ve deneyimi ön plana çıkmaktadır. Kampçılık başlı başına bir becerileri zinciridir ve sadece çadır kurmaktan ibaret değildir. Doğanın bağrında tüm olanaklarınızın çok kısltlı olduğu bir yerde konforlu bir çadır yeri, konforlu malzeme, konforlu bir dağ ocağı ve sağlıklı beslenmenin bir özetidir kampçılık. Tüm doğa sporları yapan sporcuların en büyük özelliği çevreye saygı duymak ve onu korumaktır. Kampçılık bir yerde uzun süre kalmayı de gerektirebildiği için özen gösterilmediği taktirde çevreye çok zarar verebilir. Gerekirse konforumuzu en aza indirip çevreyi korumalıyız. Tüm diğer doğal yerler gibi dağlar da bizim için orada değildirler.Her bir noktasında, her bir taşın altında her bir ağacın üzerinde ve dibinde birçok canlı türü yaşamını sürdürmektedir. Kendi konforumuz için bu doğal çevreye zarar verdiğimizde o canlıların yaşam koşullarını da zorlaştırmış oluyoruz. Kampçılık yaparken en az zarar vermek için aşağıda yazılanlara dikkat edilmesi lazımdır.
    • Kampa ulaşmak için var olan patikaların kullanılması o alanda başka bir iz açılarak doğaya zarar verilmesini önler. Bu nedenle kamp yerine giderken patikaların dışında çıkmamak gerekir.
    • Dağlarda kamp yerleri bellidir ve dağcılar genellikle bu kamp yerlerini kullanırlar. Her seferinde farklı bir kamp yeri aramak veya kamp yerinde farklı bir çadır yeri aramak doğal çevreye zarar verir.
    • Dağlık alanlarda özellikle yükseklerde tuvalet bulunmamaktadır. Dağcılar tuvalet yerlerini kendileri ayarlamaktadırlar. Tuvalet yerlerini saptarken patikaya, su kaynağına ve kamp yerine uzak olmasına özen gösterilmesi gerekir.
    • Kamp yerlerinde çok zorunlu olmadıkça ateşi yakılmaması gerekir. Bizi biraz ısıtacak bir ateş birçok canlıyı ve dağın havasını olumsuz etkiler. Sıcak su ve yemek ihtiyaçlarımızı ocak yakarak çözmemiz çevreye daha az zarar verir.
    • Kamp yerini genişletmek için kayaların yerlerin gereksiz yere değiştirmeyin çünkü her kayanın altında geniş bir canlı topluluğu yaşamaktadır.
    • Gerek kamp yeri civarında gerekse yürürken gördüğünüz dağ çiçeklerini ve bitkileri koparmayın. Onlar bulundukları ekosistemin bir parçasıdırlar ve dış müdahaleler hızla yok olmalarına neden olabilir.
    • Kamp yerine yaklaşan yabani hayvanlara yiyecek bırakmayın. Kısa süre içinde rahat yiyecek bulmaya alışırlar ve dağda kimse kalmadığı zaman için yiyecek bulmakta zorlanabilirler.
    • Kamp yeri terk edildiğinde çadır yerleri dışında bir iz kalmamalı. Çöpler asla yakılmamalı, biriktirilerek aşağıya indirilmelidir.
    1. Kamp Yeri Seçimi Dağcılar için kamp yeri seçimi her zaman problemdir ve yüksek dağlarda kamp yerleri hiç de rahat değildir. yükseldikçe düzlükler azalır. Bazen küçük bir düzlüğe birkaç çadır sığdırılmak zorunda kalınabilir. Dağcılar kamp yerini seçerken konforundan çok çok zirveye yakınlığı ile ilgilenirler. Kamp yeri seçerken ilk kural doğaya az zarar verecek yerlerin seçilmesidir. Bu nedenle kamp yeri seçilirken ilk tercih her zaman eski kamp yerlerinden yana olmalıdır. Kayalık yamaçlarda kurulan kamplar fazla iz bırakmazlar. Çimenle kaplı çayırlar çok hızlı zarar görürler. Bu nedenle bu tür yerlerde kamp kurmak zorunlu ise birkaç günde bir çadırların yerini değiştirmek iyi bir çevre önlemidir. Su kanarları iki büyük risk taşımaktadır. Birincisi su kenarlarındaki bitkilerin çok hassas olmaları ve görecekleri zararı uzun bir sürede telafi edememeleridir. İkincisi ise su kenarında kurulan kampların ani bir yağmur sonrası sel sularına kapılma olasılığınız yüksek olmasıdır. Genellikle daha önce kamp kurulmuş ve zaten zarar görmüş yerler tercih edilmelidir. Eğer henüz zarar görmemiş bir alanda kamp kuracaksanız bu kamp uzun süre olmamalıdır. Aksi takdirde burası da kısa süre içinde tahrip olma aşamasına gelebilir. Kamp yeri seçerken önemli ve atlanmaması gereken hususlardan biri de rüzgârın yönüdür. Dağ rüzgârları sık sık yön değiştirmekle birlikte rüzgârın hâkim yönünü belirleyerek çadırımızın ağzının esen yönün tersine getirmemiz çadırda rahat etmemizi sağlar. Ayrıca çadırların da iyi sabitlenmesi gerekir. Aninden esecek güçlü bir rüzgâr çadırı yerinden sökebilir veya patlatabilir. Doğaseverlerin en çok sevdiği şeyin kamp yerinde ateş yakmak olduğu malumdur. Ancak doğa sporları tarihi bu romantik anlarda yakılan ateşin büyük orman yangınlarına dönüştüğünün de tanığıdır. Bu nedenle artık kamplarda, özellikle de ormanlara yakın kamplarda ateş yakılmasına izin verilmemektedir. Mutlaka ateş yakılması gerekiyorsa bu ateşlerin yasal izin verilmiş yerlerde yakılması gerekir. Ağaçlardan dal kesmek yerine kuru dallar toplanarak ateş yakılmalı ve ateş asla büyük olmamalıdır. 2. Kamp Yeri Temizliği Kamp yerinin temiz olması için yapılacak ilk şey tüketilen yiyecek ve içeceklerin çöplerinin " daha sonra toplarım" denilerek ortalığa gelişigüzel atılmamasıdır. Çıkan bir rüzgâr tüm çöpleri alıp götürebilir. Kampa varılır varılmaz iki çöp torbası oluşturularak çöpler organik ve organik olmayanlar diye sınıflandırılmalıdır. Her çöp mutlaka bu çöp torbalarına konulmalıdır. Çöpler atılıp kamp bittikten sonra geri götürülmelidir. Organik çöpler bir ormandan geçilirken küçük fidanların altına azar azar konularsa gübre görevi de yaparlar. Organik artıkların kampın uzağına bir yere bir yere bırakılarak yabani hayvanların onları tüketmesini sağlamak da mantıklı gözükse de doğru değildir. Çünkü bu hayvanların beslenme alışkanlıkları farklıdır ve bu alışkanlık bozulduğunda, yiyecek bulmak için rahata alıştıklarında sorun yaşayabilirler. Doğada yiyecek bulma yetisini kaybeden bir hayvan ölüme mahkum edilmiş demektir. 3. Tuvalet Yeri Seçimi Su kaynaklarından ve kampta uzağa bir yer seçilmeli, patikaların üzeri tuvalet yeri olarak kullanılmamalıdır. Seçtiğimiz tuvalet yeri su kaynağına uzak olsa da eğiminin su kaynağına ters olması da su kaynağını korumak açısından önemlidir. 4. Çadır Seçimi Çadır seçerken ilk yapılması gereken şey amacınıza uygun bir çadır seçmektir. Eğer sadece yazın kamp kurulacaksa, en pahalı çadır satın alınacağına, gidilecek yere en uygun çadırın alınması daha mantıklıdır. Çadır seçerken tereddüde düşüldüğünde daha tecrübeli birilerinden öneri almak doğru bir yaklaşımdır. 5. Yaz Kampçılığı Kampçılık bilgisi olmayanların bile deneyebileceği ve birçok bilgiyi yaşayarak öğrenebileceği bir alandır yaz kampçılığı. Dağcılığa yeni başlayanların, kış kampçılığı yapmadan önce birçok kez yaz kampçılığı yaparak kampçılık hakkında genel bilgiler edinmeleri gerekmektedir. Çadır yerinin olabildiğince düz, su kaynağına yakın, taş düşme riskini olmadığı, patikadan uzak ve daha önce kamp kurulmuş bir er olması tercih nedenidir. Burada önemli olan bir konu da su kaynağına yakınlıktır. kamp yeri su kaynağına yakın olmalı ama su kaynağının da hemen yanı başında olmamalı. Su kaynağına çok yakın kamp yerleri beli bir zaman sonra kaynağın kirlenmesine enden olmaktadır. Yaz kampı için orman içini, bir çölü, bir göl kenarını veya dağı seçebilirsiniz. Tümü için geçerli olan bir kural vardır. Hava ne kadar sıcak olursa olsun kamplar gece soğuk olur. Bu nedenle kampçılar yanlarına mutlaka gece onları soğuktan koruyacak giyecek almalıdırlar. Kamplarda yapılan hatalardan biri de hemen odun toplayarak ateş yakmaktır. Ne olursa olsun çok zorunlu olmadıkça ateş yakılmaması gerekiyor. Ateş yakarak hem doğaya hem de doğada yaşayan canlılara zarar verilmektedir. Bunu yerine kamp ocaklarına yemek yapılması önerilmektedir. 6. Kış Kampçılığı Kış kampçılığı, yaz kampçılığı ile karşılaştırılamayacak kadar zor bir kampçılık türüdür. Çadır yeri seçiminden çadırın kurulmasına kadar olan süreç bile başlı başına zorluklar içermektedir. Kış kampçılığı yaz kampçılığına göre daha iyi anlaşabilen ekiplere gerektirir. Çünkü yapılacak işler için bazen konuşmaya bile fırsat olmayabilir. Bu nedenle ekiptekilerin birbirlerini çok iyi tanımaları çok önemlidir. Kış kampçılığı denince sadece çadırda konaklama gelmemelidir. Duruma göre bir kar mağarası veya iglo da yapmak gerekebilir. Bunu yapmak için da dağcıların kış kampçılığı eğitimini almış olmaları lazımdır. Bir dağcı aniden değişen hava koşullarına karşı kar küreği taşımalıdır. Özellikle kar mağarası için mutlaka buz kazması ve kar küreğinin olması gerekir. Kışın çadır yeri seçerken kamp yerinin her zaman çığ riskinden uzak bir yer olmasına dikkat edilmelidir. Kornişler ve buz saçaklarının altı da çok tehlikelidir. Çadır yerinin düz olmasına ve çadırı kurduktan sonra geniş bir alan kalmasına dikkat edilmelidir. Kışın çadır ne kadar sağlam olursa olsun rüzgârdan etkilenebilir. Hatta şiddetli esen bir rüzgâr çadırınıza zarar bile verebilir. Çadırın etrafına kardan bir duvar örmek çadırı korumak için iyi bir yöntemdir. Kar duvarı kazma ve kürek yardımıyla blok keserek yapılır. Duvar örerken çadır ile duvar arasında en az 1 metre mesafe olmasına özen gösterilmelidir. Zaman varsa duvar çadırdan daha yükseğe çıkarılmalıdır. Böylece duvarın çadırı daha iyi koruması sağlanır. Tipi sırasında biriken kar eğer arada boşluk yoksa doğrudan çadırın üzerine gelir ve kısa sürede çadırın iskeletine büyük bir yük bindirir. Çadırın üzerinde biriken karları temizlemenin en kolay ve pratik yolu sık sık içerinden bazen de dışarıdan çadırı silkelemektir. Kışın kar temizlemek için fırça ile çadır duvarlarında biriken suyu silmek için bir bez veya sünger çok işe yarar. Kış kampçılığında ayakkabıların ıslanması ve ardından da donması çok yaşanan bir olaydır. Acemi kış kampçıları plastik veya kış dağcılığı için yapılmış özel ayakkabılar dışında bir ayakkabı kullandıklarında sorun yaşayabilirler. Ayakkabıların çadıra girmeden iyice fırçalanıp kardan temizlendikten sonra su geçirmez bir torbaya konması en pratik yöntemdir. Kışın çadırı sabitlemek için kaz kazıkları, kar doldurulan kumaş torbalar veya naylon poşetler bazen de kazmalar kullanılır. Sabitleme iplerini iri taşlara bağlayarak gerdirmek de iyi sonuç verir. Kış kampı kurmak için mutlaka kar kazıkları ve "deadmen" denilen kış sabitleme aletlerinin çantada bulunması gerekir. Kışın Ocak kullanımı: İçeride yakılan ocak çadırı tutuşturabileceği gibi zehirlenmelere de yol açabilir. Ancak çok kötü hava koşullarında çadırda ocak yakılabilir. Çadırda ocak yakmanın riskleri; çadırı yakmak, aşırı su buharının ortaya çıkması, zehirlenme, kaynar suyun dağcıların üzerine veya uyku tulumuna dökülmesi önemli risklerdir. Çadırın bagajının içine kardan bir ocak yeri yapmanız içeride kaynayan suyun çadırı ıslatmasını engeller. Ocağı dışarıda yakmak daha güvenlidir. Ama içeride yakmak zorunda kalınırsa öncelikle çadır tabanında ocak için düz bir alan sağlanmalıdır. Bu düz alanın üzerine de yalıtım için alüminyum folyo konulmalıdır. Bu, ocağın devrilme riskini azaltır. Ocak çadırda yakılacaksa ve benzin ocağıysa benzinin parlama riskine karşı mutlaka dışarıda yakıldıktan sonra içeri alınmalıdır. İçeride ocak yanarken çadırı bol bol havalandırmak gerekir. Aksi takdirde ciddi zehirlenmeler yaşanabilir. Kar Küreği: Kar kürekleri kış dağcılığında çok ihtiyaç duyulan bir malzemedir. Tıpkı her ekip üyesinde kibrit veya çakmak olması gerektiği gibi her ekip üyesinde bir adet kar küreğinin olması gerekir. Çadır kurarken karların temizlenerek zeminin bulunması için kullanılır. En hayati kullanım amacı ise çığ altında kalanları kurtarmak içindir. Çığ profili açarak çığ düşüp düşmeyeceğini anlamak, acil durumlarda basit barınaklar yapmak ve gerektiğinde tırmanış rotalarını temizlemek de diğer kullanım amaçlarıdır. Kar küreği sadece kışın kullanılmaz. yaz tırmanışlarında da belli bir yükseklikten sonra karla veya buzla kaplı zeminin düzeltilmesi gerekebilir. Bu nedenle yaz tırmanışlarında da ip birliği yapan ekipler için bir, çadır ekibi için ise en az iki kürek gerekir. Küreğin kapladığı hacim ve ağırlığı önemli bir kriterdir. Ağır ve yer kaplayan bir kürekler gevşek karı temizlemek için iyidir ama çığda çalışma yapmak ve kar mağarası yapmak için çok yararlı değildirler. En ideal kürekler katlanabilir ve uçları daha sert olan küreklerdir. Hem taşıması hem de çalışılması daha kolaydır (Graydon ve Hanson, 2005). Dağcılık amaçlı kar küreklerinin alüminyumdan yapılmış kürek kısmı 20 cm ye 25 cm ebadında, sağlam gövdeli, ayrılabilen ve katlanabilen bir kürek olması gerekir. 7. Kar Mağarası Yapma Kar mağarasında kalmak da bir çeşit kış kampçılığıdır. Kar mağaraları daha çok ani değişen hava koşullarında ve dağcıların barınmak için başka seçenekleri olmadığında yapılmalıdır. Her dağcı kışın her koşulda kar mağarası yapma eğitimi almak zorundadır. Ancak kar mağarası yapmak için yeterli kalınlıkta bir kar birikiminin olması gerekir. Kar mağarası yaparken dikkat edilmesi gereken ilk şey mağara yapılacak yerin çığ riski taşıyıp taşımadığıdır. En küçük çığ riski olan yerlerde bile kar mağarası yapılmamalıdır. Kar mağarası için eğimli yamaçlar daha uygundur ama zorda kaldığında çok düşük eğimli veya düz yerlerde de kar mağarası yapılabilir. Yamacın eğimi 30 -40 derece olursa ve bol kar varsa bu durum kar mağarası yapmak için idealdir. Çünkü dik bir yamacı kazmak düz bir zemini kazmaya göre çok daha kolaydır. Kar kalınlığının en az 2 metre olması ideal bir mağara profilinin ortaya çıkmasını sağlayabilir. Hava ne kadar soğuk olursa olsun hızlı çalışırsanız mutlaka terlersiniz. Temponuzu iyi ayarlayın. Ayrıca eğer yüksek irtifada iseniz bu kez de çabuk yorulursunuz. Yavaş ama sürekli çalışmak hem yormayacağı gibi verimi de artırır. Kar mağarası yapmak için yapılacaklar aşağıda sırayla verilmiştir (Graydon ve Hanson, 2005).
    • Öncelikle bir yamaç belirlemek ve bu yamacın çığ riskinin minimum değil sıfır olması gereklidir.
    • Sonra yamaçta 25-30 cm'lik bir giriş açıp 1 metre derinliği olan 2 metre yüksekliğinde bir mağara oyulmalıdır.
    • Bel hizasında girişi merkez alan bir T platform oluşturulmalıdır (genişlik 125 cm, yükseklik 50 cm). Bu platformu daha sonra yamaca yatay giren bir yarığa dönüştürmek gereklidir. Bu yarık mağarayı kazarken çıkan karı dışarı atmanıza yarayacaktır. Mağara bitince yarığı kapatmayı unutmayın.
    • Girişten sonra içeri doğru kazmaya devam edin ve karı yarıktan dışarı atın.
    • İçeride mağarayı istediğiniz kadar genişletebilirsiniz. Ancak zemine doğru fazla gitmeyin,
    • Mağarayı içinde ayakta durabilecek kadar kazın ve genişletin.
    • Derinliği önden arkaya 2 metre, genişlik 2.5 metre ve yükseklik de en az 2 metre olduğunda konforlu bir mağaraya sahip olmuşsunuz demektir.
    • Mağara tavanın kubbe biçimli olmasına özen gösterin ve tavanı sertleştirin. Tavan ne kadar kubbe biçimliyse o kadar dayanıklı olur.
    • Kubbeyi elinizle pürüzsüz bir hele getirin. Böylece erime sırasında su damlama, mağara duvarına doğru akar.
    • Mağara bittiğinde kar attığınız yarığı kapatın.
    • Mağaradaki sıcak havanın içeride kalmasını sağlamak için tünel kısmının tepe kısmının mağara zemininin en az 15 cm altında olması lazımdır.
    • Havasızlıktan boğulmamak için mağara duvarına 5-6 cm genişliğinde iki delik açın. Mağarada kalabalık bir grup kalacaksa bu delik sayısı ve deliğin çapı artırılmalıdır.
    • Mağaranın fark edilmesi için belli noktalara çubuklar yerleştirin.
    • Sığ karda mağara yapmak için en az iki adet batona veya sopaya gereksinim vardır. Batonlardan birini kara dik sokun. diğeri ile de 3-4 metre çapında bir daire çizdikten sonra dik batonun etrafına kar yığın. Tüm daire dolduktan sonra kazmaya başlayın.
    • Kar mağaraları dışında ağaç altı barınakları, kar tünelleri ve İglo da yapılabilir.
    • İglolar tıpkı eskimolar gibi kesilen kar bloklarını birleştirilmesi ve yavaş yavaş daraltılarak en tepede bir kubbe oluşturulması ile yapılır. Çok dayanıklı ve korunaklı gerçek barınaklardır.
    8. Uyku Tulumu Seçimi Tulum seçerken de ilk yapılması gereken şey amacınıza uygun bir tulum seçmektir. Sıradan bir etkinlik için boş yere dünya kadar para verip pahalı uyku tulumu almamak gerekir. Bu nedenle sıradan yaz etkenlikleri için basit ama mumya tipi bir uyku tulumu almak yeterli olacaktır. 9. Bivaklama Bivak veya Bivak torbası zor hiç beklenmeye bir hava koşulunda dağcıyı, rüzgâr, yağış ve kışın de olsa soğuktan korur. Bivak bir kamp malzemesi değildir. Ancak zor koşullarda kullanılan bir malzemedir. Eskiden bir torba şeklinde olan bivaklar son yıllarda daha kullanışlı hale gelmiştir. Bivakların alt kısımları genellikle su geçirmez malzemelerden, üst kısmı ise su geçirmez ama aynı zamanda soluma özelliği de olan gore-tex benzeri kumaşlardan yapılmıştır. Bivak torbaları bir kişiliktir ama son yıllarda daha genişleri de imal edilmeye başlanmıştır. Bunlar da bir kişiliktir ama zorda kalındığı zaman iki kişi de girebilir. Bivaklar genelde uyku tulumsuz olarak kullanmak üzere düşünülmüştür. Ancak eğer çantada uyku tulumu varsa zor koşullarda bile konfor sağlayabilir. Son yıllarda bazı dağcılar çadır götürmeden bivakla dağlarda dolaşmaya başladığı için bivak çadır arası tek kişilik basit çadırlar da imal edilmeye başlanmıştır. 10. Yabani Hayvanlarla Karşılaşma Dağcılara en çok "Yabani hayvanlarla karşılaşmıyor musunuz, karşılaştığınızda ne yapıyorsunuz ?" türünden sorular sorulur. En çok merak edilen ise " Dağa hangi silahların götürüldüğüdür". Öncelikle son sorundan başlamak gerekir. " Dağcılar dağa asla silah götürmezler". Yanlarındaki tek silah (!) çok işlevli bir çakıdır. Dağcılar doğayla barışık insanlardır. Dağcılık tarihinde Yabani hayvanlar tarafından öldürülen dağcı sayısı çok azdır. Çünkü zaten dağcıların bulunduğu yükseklerde yabani hayvan yaşama olasılığı çok azdır. Sadece kamp yerine yürüyüş sırasında karşılaşılabilir. Bu durumda bile yabani hayvanın kaçma olasılığı % 100 e yakındır. Dağda bir dağcının veya doğaseverin tek şanssızlığı bir ayı ile burun buruna gelmektir. Bu durumda bile ayı genellikle kaçmayı tercih eder. Ancak eğer yanında yavrusu varsa ve yavru kaçamayacak kadar küçükse bu hiç de istenmeyen bir durumdur. Yavrusunu koruma içgüdüsüyle saldırabilir. Dağcılar ve doğaseverlerin doğada yabani hayvanlarla ilgili bir takım kurallara uymaları şarttır
    • Yabani hayvanlara asla yiyecek vermeyin. Özellikle yavru hayvanlara vereceğiniz yiyecekler onların doğada yiyecek bulma yeteneklerinin kaybolmasına neden olur.
    • Bir ayı ile aynı bölgedeyseniz asla kaçmayın ve ne yapıyorsanız ona devam edin. Ayıyı gördüğünüzü belli etmeyin. Muhtemelen o daha önce uzaklaşacaktır. Ama kaçarsanız (ki ayılar çok hızlıdır ve onlardan asla kaçamazsınız) peşinize düşme olasılığı fazladır.
    • Uzaktan da olsa göz göze gelmemeye çalışın.
    • Bir ayı yavrusu görürseniz oradan hemen uzaklaşın çünkü anne oralarda bir yerdedir.
    • Yürüyüşünüz sırasında önünüzü göremediğiniz kayalık kesimlere veya dönemeçlere girmeden önce bol bol gürültü yaparak geldiğinizi haber verin. Çünkü kutup ayıları hariç. hiçbir ayı saklanarak insana saldırmaz. Sesleri duyunca kaçar.
    • Mümkün olduğu kadar ayıların bölgelerine girmemeye çalışın. Bir bölgede ayı bulunup bulunmadığını patika üzerinde göreceğiniz ağırlıkla mor renkli dışkılardan ve ters çevrilmiş taşlardan anlayabilirsiniz. Dışkının mor renkli olmasının nedeni, ayının yediği böğürtlen ve meyvelerdir.
    Kaynak : İstanbul Üniversitesi Açık ve Uzaktan Eğitim Fakültesi ders notu - Dr. Öğr. Üyesi Yıldırım Güngör
Daha fazla içerik için giriş yapınız ya da kayıt olunuz!
Son Eklenen Zirve Kayıtları
Son Eklenen Dağlar
Yaklaşan Dağ Faaliyetleri