Esra Ersönmez - Türkiye dağcılık tarihi - Summitbook Mountaineering Portal | Zirve Defteri | Summit Book | www.summitbook.net
Recently System Activities
  • Esra Ersönmez
  • Türkiye, Ankara
    • Mount: 0
    • 3.000 m. Above: 0
    • 3.000 m. Below: 0
  • Mount
  •  
  • 2.500 m
  •  
  • 3.000 m
  •  
  • 5.000 m
  •  
  • 7.000 m
  •  
  • 8.000 m
  •  
  • Summit
  •  
  • 2.500 m
  •  
  • 3.000 m
  •  
  • 5.000 m
  •  
  • 7.000 m
  •  
  • 8.000 m
  •  
  • Esra Ersönmez uploaded a blog post.
  • Category : Mountaineering Training Notes
  • Türkiye dağcılık tarihi
  • Türkiye dağcılık açısından çok şanslı bir ülkedir. Batıdan itibaren, Beydağları, Davraz Dağı, Uludağ, Ilgaz dağı, Erciyes, Hasan Dağı, Orta Toroslar (Aladağlar ), Bolkar Dağları, Doğu Toroslar (Cilo Dağları), Süphan ve Ağrı gibi önemli dağ silsilelerine ve dağlara sahiptir. Ülkemizde dağlara tırmanışlar önemli zirvelerimizin bazı yabancı bilim insanlarının araştırma geziler yapmasıyla başlamıştır. Önemli dağların doruklarının ilk çıkışları daha çok yabancı dağcılar tarafından yapılmıştır. Bu ilk tırmanışlar dağcılık etkinliklerinden çok bilimsel araştırma temelinde gelişen tırmanışlardır. Bu konuda bilinen ilk tırmanış bir Alman fizik profesörünün Büyük Ağrı dağına yaptığı tırmanıştır. Prof. Dr. F. V. Parrot 27 Eylül 1829 tarihinde Büyük Ağrı dağının zirvesine (5137 m. ) ulaşan ilk kişi olmuştur. Bu tırmanışın önemi ayrıdır. Çünkü bu tırmanış aynı zamanda ülkemizde dağcılık etkinliklerinin başlangıcıdır. Parrot'un 1844 yılında ölümünden sonra bölgedeki çalışmaları yürütmek üzere Alman hükümeti Prof. Dr. O.W. Herman Abich'i Türkiye'ye gönderir. Abich, bir doğa bilimci olan Dr. Wagner ile birlikte 1845 yılında Büyük Ağrı dağının zirvesine bir tırmanış daha gerçekleştirir. Ağrı dağı büyük ekonomik getiri sağlayacak bir potansiyele sahiptir. İkinci olarak ilgi çeken dağ Kaçkar Dağı olmuştur. Yine bir Alman Profesör, Karl Koch, 1846'da Rize – Erzurum ve Artvin sınırları içinde kalan Kaçkar dağlarının en yüksek zirvesi olan Kaçkar ana zirvesine ( 3932 m. ) tırmanmıştır. 1894 yılında W. Rickmer gene Kaçkar dağlarında, Altıparmak zirvesine ( 3472 m. ) tırmanmıştır. 1859 yılından itibaren Orta Toroslar'da (Aladağlar) özellikle buzul araştırmaları yapmak için bir çok yabancı bilim adamı ülkemize gelmiştir. Bu bilim adamlarından Avusturya'lı jeolog Franz Schaffer araştırma çalışmaları sırasında, Alaca başı olarak bilinen 3200 metrelik zirveye 1901 yılında tırmanmıştır. Bu tırmanış Aladağlar'da yapılan ilk zirve tırmanış olarak bilinmektedir. F. Schaffer Aladağlarla ilgili kapsamlı bir rapor da hazırlamıştır. Bu rapordan sonra Alman Dağcılık Kulübü (DAV) bölgeyi araştırmak ve tırmanışlar yapmak üzere 1927 yılında bir ekip göndermiştir. 1927 yılı yaz aylarında Aladağlara gelen Dr. Georg Künne, Dr. Wlhelm Martin ve eşi Marianne'den oluşan ekip, sırasıyla önce Demirkazık (3756 m.), Kaldı ( 3667 m.), Kızılkaya (3756 m.), Alaca (3582m.) ve Eznevit (3550 m. ) zirvelerinin ilk çıkışlarını gerçekleştirmiştir. Demirkazık zirvesi çıkışı sırasında ekibe Demirkazık köyünden Veli çavuş isimli bir genç köylü rehberlik yapmıştır. Veli Çavuş da ekiple birlikte Demirkazık zirvesine çıkmıştır. Bu tırmanış Demirkazık zirvesinin bilinen ilk Türk çıkışı olarak tarih geçmiştir. Hakkari iki sınırları içinde yer alan Güneydoğu Toroslar'ın iki büyük kütlesi olan Cilo ve Sat dağlarında 1900 yılında F .R. Maunsel tarafından coğrafya ağırlıklı araştırmalar yapılmış bu araştırmanın sonucunu The Geoprapohical Journal isimli dergide Ağustos 1901 yılında yayınlamıştır. Daha sonra uzun yıllar bölgeye bir dağcı gelmemiştir. Maunsel’den tam 31 yıl sonra, 1931 yılında Ludwig Krenek ve Ludwig Sperlich Cilo ve sat dağlarında ilk tırmanışları gerçekleştirmişlerdir. Bundan sonraki tırmanış etkinliği, 1937 yılında 8 Eylül - 8 Ekim tarihleri arasında Berlin üniversitesi doçentlerinden Hans Bobek başkanlığında, 5 kişilik Alman dağcı ekip tarafından gerçekleştirilmiştir. Bu etkinlik sırasında Reşko (4136 m.) başta olmak üzere 20 ana zirvenin ilk tırmanışları yapılmıştır. 1938 yılı Aladağlar için bir dönüm noktası olmuştur. 1938 yazında Aladağlar' daki bir çok zirvenin ilk çıkışları gerçekleştirilirmiştir. Alman - Avusturya dağcılık kulübünün üyelerinden Walter Pleunigg, Siegfried Tritthard, Hermann Heide ve Josef Pucher'den oluşan 4 kişilik ekip bir dizi tırmanış gerçekleştirmişlerdir. Bu ekip 25'i ilk çıkış olmak üzere toplam 30 zirve çıkışı gerçekleştirmiştir. Bu tırmanışlar ile Aladağların Vay Vat Torasan dağları dışındaki tüm zirveler haricinde hemen hemen bütün zirvelere çıkılmıştır. İkinci Dünya savaşı yıllarında Türkiye'de bulunan İngiliz Büyükelçiliği'nde görevli, 3 diplomat Aladağlar'da çeşitli tırmanışlar yapmışlardır. Edward H. Peck, Robin Hodgin, L. H. Hurst adlı bu diplomatlar tarafından 1943, 1944, 1945 yıllarında gerçekleştirilen tırmanışlarda bilinen zirvelerin farklı rotaları çıkılmış ve böylece Aladağlarda dağcılık bir adım öteye taşınmıştır. Bu rotaların bazıları hala bu diplomatların adı ile anılmaktadır. Alman ve İtalyan dağcılar 1955 yılında Aladağlar' da çıkılmamış birçok rotayı tırmanmışlardır. Özellikle İtalyan ekip Aladağlar'ın Vay Vay Torasan dağlarında çıkılmamış olan 20' den fazla zirvenin ilk çıkışlarını gerçekleştirmişlerdir. Bu yıldan sonra da yabancıların Aladağlar'daki etkinlikleri uzun dönem devam etmiştir. Bu etkinlikler günümüzde de devam etmektedir. Güneydoğu Toroslara yabancıların ilgisi hiç geçmemiş ve 1962 yılında Bemhard Maidl ve Rudiger Steuer, Cilo Dağları'na yaptıkları tırmanışta 4136 metrelik Reşko zirvesinin kuzey duvarının ilk çıkışını gerçekleştirdiler. Bu tırmanış büyük buzul üzerinden yapılan ilk çıkışını gerçekleştirdiler. Doug Scott ve Brian Watts Cilo Dağları'ndaki Göl Dağı kuzeydoğu duvarının ilk çıkışını19 66 yılında gerçekleştirdiler. Bir yıl sonra 1967 yılında Martin Lutterjohann ve Herbert Zehetner Cilo Dağlarında 4136 m.lik Reşko zirvesinin batı yüzü ile Suppa Durek'in 4.116 m. metrelik doğu duvarının ilk tırmanışlarını gerçekleştirdiler. Aynı yıl Andrzeg Kus ve Andrzej Mroz, Reşko zirvesinin batı duvarındaki en teknik rota olan büyük çatlağı tırmandılar. Nihayet 1969 yılında Toni Fuchs, Ise Fuchs, Muzaffer Erol Gez ve Servet Taş’tan oluşan Avusturya- Türk ekibi Cilo Dağları 'nda Köşe Direği'nin (3918 m.) doğu duvarına tırmandılar. Aladağlarda bir dönüm noktası da 1972 yılında gerçekleşti. Bu yıl Demirkazık kuzey duvarı Avusturalya'dan Joe Friend ve Yeni Zellanda'dan Rick Jamieson tarafından tırmanıldı. İtalyan bir ekip ise 1986 yılında Vay Vay dağı ( 3563 m. ) kuzey duvarının ilk çıkışını gerçekleştirdi. Yabancı dağcılar Türkiye dağlarının zirvelerini tırmanırken bir Türk Dağcı da Avrupa’da önemli bir tırmanışa imzasını atmıştır. Fransa'da Paris'te Tıp öğrenimi gören Ali Vehbi Türküstün 4 Fransız dağcı arkadaşı ile birlikte 26 Temmuz 1906 günü Alp Dağları 'nın en yüksek noktası olan Mont Blanc zirvesine tırmanmıştır. Bu tırmanış Türk dağcılık tarihinde bilinen ilk tırmanıştır.Türkiye’de dağcılık sporuna olan ilgi askeri amaçla başlamıştır. Birinci Dünya Savaşı yıllarında İtalyan cephesinde Avusturyalı dağcı birliğinin bir tatbikatını izleyen Pertev Paşa, Osmanlı ordusu bünyesinde böyle bir birliğin kurulması için çalışmıştır. Pertev Paşa'nın isteği üzerine Avusturyalı bir dağcı olan Albay Bilgeri, 5 subay ve 40 Astsubaydan oluşan Türk askerlerine temel dağcılık bilgileri vermiştir. Türkiye dağlarındaki tırmanışların ilkleri de askeri amaçla yapılmıştır. Miralay Cemil Cahit Toydemir 1924'te Kayseri sınırları içindeki Erciyes Dağı zirvesine ( 3.916 m.), yanında 6 subay ve 1 erle birlikte doğu yönünden tırmanmıştır. Bu tırmanış ile Türkiye'de dağcılık etkinlikleri başlamıştır. Cemil Cahit Toydemir de Türkiye dağlarında dağcılık sporunu başlatan ilk kişi olarak kabul edilmiştir. Miralay Cemil Bey Erciyes Dağı zirvesine tırmandıktan sonra kendisiyle birlikte zirve yapan subay ve erlerin isimlerini bir kağıda yazıp metal bir sigara tabakası içine koyarak zirveye bırakmıştır. Bu metal sigara tabakası aynı zamanda yurdumuzun ilk zirve defteri olma özelliğini taşımaktadır. Ülkemizde Türkler tarafından yapılan ilk dağ etkinlikleri Uludağ’a yapılmıştır. Dağın ismi henüz Keşiş dağı iken 1925 yılında Bursa'lı bir doktor olan Osman Şevki Bey 2545 metrelik zirvenin ilk çıkışını yapmış ve dağa Uludağ ismini vermiştir. Bu isim Atatürk tarafından da beğenilmiş ve dağın adının Uludağ olarak değiştirilmesine karar verilmiştir. Soyadı kanunu çıktıktan sonra Dr. Osman Şevki Bey'e Atatürk tarafından Uludağ soyadı verilmiştir. Daha sonra 3 Ağustos 1934 tarihinde 9. Kolordu'ya bağlı askeri birlikten 8 kişilik ekip, Küçük Ağrı Dağı ( 3868 m. ) zirvesine tırmanmıştır. Bu tırmanışa 8 yaşlarında bir subay çocuğu da katılmıştır. Aynı yıl 3 Eylül 1934 tarihinde Yüzbaşı Rüştü ve Teğmen Bekir komutasındaki bir askeri ekip Büyük Ağrı Dağı'nın zirvesine (5137m.) ilk tırmanışı gerçekleştirmişlerdir. Zirveye 14 kişilik bir ekip tırmanmıştır. Bu tırmanışlar Büyük Ağrı ve Küçük Ağrı Dağı zirvesine yapılan ilk Türk tırmanışıdır. Büyük Ağrı Dağı zirvesine yapılan kayıtlara geçmiş ikinci Türk çıkışı ise, yine askeri bir birlik tarafından 1937 yılında yapılan tırmanıştır. Binbaşı Cevdet Sunay başkanlığında 15 subay ve 50 askerden oluşan bir birlik zirve tırmanışına geçmiştir. Zirveye sekiz kişi ulaşmıştır. Tırmanış sırasında 38 yaşında olan Binbaşı Cevdet Sunay daha sonra Türkiye'nin 5. Cumhurbaşkanı olarak 1966 - 1973 yılları arasında görev yapmıştır. 1941 yılında Erciyes ve Bolkar dağlarında Dağcılık Federasyonu sporcuları başarılı zirve tırmanışları yapmışlardır. tarafından düzenlenen tırmanışlar bulunmaktadır. Bu tırmanışlar, ülkemizde devlet tarafından düzenlenen ilk sivil dağcılık hareketi olarak bilinmektedir. Asım Kurt'un federasyon başkanlığı döneminde 1945 yılında Latif Osman Çıkıgil'in çabalarıyla Federasyon adına Cemil Oka liderliğindeki bir ekip Demirkazık zirvesine klasik rotadan tırmanarak zirveye defter bırakmıştır. Bu tırmanış Demirkazık zirvesine ilk Türk ekip çıkışıdır. 1945 yılında Hakkari bölgesindeki Cilo ve Sat dağlarında da ilk Türk etkinliği organize edilmiştir. Bu etkinliğe Prof. Dr. Reşat İzbırak araştırmacı olarak katılmıştır. Bu etkinlikte Gelyano zirvesine ( 3650 m. ) tırmanılmıştır. Reşko zirvesi ( 4136m. ) denenmiş ancak 4030 m.ye kadar tırmanılabilmiş ve geri dönülmüştür. Bu zirveye ilk çıkış 5 Ağustos 1947 tarihinde M A adına araştırma yapan bir jeolog ekip tarafından yapılmıştır. Zirveye çıkan ekip içersinde, Hayri Ünsal, Süleyman Türkünal, Ali Güzel, İbrahim Şenocak ve avcı Osman bulunmaktadır. 1948 yılında ise aynı bölgeye dağcılık federasyonu tarafından ikinci bir etkinlik organize edilmiştir. Bu etkinliğe ise Prof. Dr. Sım Erinç araştırmacı olarak katılmıştır. Bu etkinlik sırasında Reşko zirvesine çıkış gerçekleştirilmiştir. Bu tırmanışı gerçekleştiren kişiler arasında Latif Osman Çıkıgil, Muvaffak Uyanık, Asım Kurt, Şinasi barutçu gibi kişiler bulunmaktadır. 1952 yılında Aladağlar'da Kaldı zirvesinin ilk Türk çıkışı yapılmıştır. Ancak bu zirveye çıkan kişi bir dağcı değildir. Şahap Tanyolaç adlı bir mühendis bölgede yapılmakta olan yol hattını daha iyi görebilmek için yüksek bir yere çıkma ihtiyacı duymuş ve Kaldı zirvesine ( 3736 m. ) tırmanmıştır. Bu tırmanış Kaldı zirvesinin bilinen ilk Türk çıkışıdır. 1953 yılında Aladağlarda Türk ve Avusturyalı dağcılar tarafından ortak bir ekspedisyon düzenlenmiştir. Türk ekibi Ersin Alok, Muvaffak Uyanık, Rasim Akın ve Selehattin Dipçin’den oluşmuştur. Tam 15 gün süren bu etkinlik sırasında Demirkazık, Kaldı, Küçük Demirkazık (3400 m.), Alaca (3582 m. ) ve Emler ( 3723 m. ) tırmanışları gerçekleştirilmiştir. Tırmanılan zirvelerden son üçü ilk kez Türk ekipleri tarafından çıkılmıştır. 1954 yılında Esin Alok ve Rasim Akın önderliğindeki Türk ekibi, Kızılkaya batı rotası ile Demirkazık Penck kulvarının ilk Türk çıkışlarını gerçekleştirmişlerdir. Aynı yıl federasyon tarafından Büyük Ağrı Dağı çıkışı organize edilmiştir. 1954 yılında Erdal İnönü Kayseri'den arkadaşı Necdet Nakipoğlu ile birlikte Erciyes zirvesine tırmanmıştır. 1950 li yıllarda Manisa Tarzanı olarak bilinen Ahmeddin Çarlak, Manisa Dağcılık Kulübü ekibi ile birlikte Büyük Ağrı, Demirkazık ve Cilo Dağları'nda tırmanışlar yapmıştır. 1955 yılında Bozkurt Ergör, Trabzon'da askerlik yaptığı dönemde bir hafta sonu Kaçkar Dağları'na gitmiş ve ilk çıkışını kendi gerçekleştirdiği için adını Ergör Tepe (3589 m.) koyduğu zirveye tırmanmıştır. 1956 yılında federasyon tarafından Aladağlara'da bir tırmanış etkinliği daha organize edilmiştir. Etkinliğe Türkiye'nin değişik bölgelerinden 53 dağcı katılmıştır. Bu etkinliğe misafir olarak Avusturyalı dağcıların da katılmasıyla büyük bir ekspedisyon oluşturulmuştur. Bu etkinlik sırasında Demirkazık ( 3756 m. ) ve Emler ( 3723 m. ) zirvelerine tırmanan ekip arasında Bozkurt Ergör, Muzaffer Erol Gez ve Engin Kongar bulunmaktadır. Bu tırmanıştan bir ay kadar sonra Demirkazık zirvesine tekrar tırmanmak üzere gelen Engin Kongar 8 Eylül 1956 tarihinde batı yüzünde tırmanış sırasında düşerek hayatını kaybetmiştir. Bu olay ülkemizde ölümle sonuçlanan ilk dağ kazasıdır. Dr. Bozkurt Ergör yıllar sonra Aladağlar'ın haritasını yaparken bugün Emler adıyla bilinen zirveye "Engin Tepe" adını vermiştir. Dağcılık Federasyonu 21 Temmuz 1966 tarihinde kurulmuştur. Türkiye Dağcılık Federasyonu’nun ilk başkanlığına Latif Osman Çıkıgil getirilmiştir. 1965 , 1966 ve 1967 ve onu izleyen yıllarda Türk dağcıları artık her yıl Aladağlar' a kamp kurmaya ve çeşitli tırmanışlar yapmaya başlamışlardır. Bu tırmanışlar sırasında bir çok ilk Türk çıkışı gerçekleştirilmiştir. 1965 yılında Muzaffer Erol Gez başkanlığında 8 kişilik ekip çeşitli zirve çıkışlarının yanı sıra Cebelbaşı ( 3574 m.), Direktaş ( 3510 m.) ve Kızılkaya ( 3725 m.) zirvelerinin ilk Türk çıkışlarını yapmıştır. 1966 yılında gene Muzaffer Erol Gez başkanlığındaki 4 kişilik bir ekip Gürtepe ( 3630 m. ) zirvesinin ilk Türk çıkışını gerçekleştirmiştir. 1967 yılında Federasyon tarafından Aladağlar'da büyük bir tırmanış kampı kurulmuştur. Kampa Latif Osman Çıkıgil, Bozkurt Ergör, Sönmez Targan, Muzaffer Erol Gez, İsmet Ülker gibi dağcıların da aralarında bulunduğu toplam 30 kadar dağcı katılmıştır. Kampa katılan dağcılar gruplara ayrılarak bir çok zirve tırmanışı gerçekleştirmişlerdir. Kaldı kuzey, Kaldı güney - doğu ilk Türk çıkışı, Sıyırmalık zirvesi batı duvar çıkışları Türk tırmanış tarihinde birer ilktir. Bu tırmanış, ülkemizde teknik duvar çıkışlarının başlangıcı olarak kabul edilebilir. 1969 yılında Bozkurt Ergör ve Sönmez Targan Demirkazık ilk kış tırmanışını gerçekleştirmişlerdir. Bu tırmanış Türk dağcılık tarihinde bir dönüm noktasıdır. Bu tırmanışla birlikte Türk dağcıları ülkemizdeki dağların kış çıkışlarını yapmak için çalışmalar başlatmışlardır. Türkiye de Dağcılık sporunun tarihçesini eksiksiz yayınlamak çok kolay bir şey değildir. Bazı çıkışların kaydı bile bulunmamaktadır. Örneğin 1966 lı ve 1980 li yıllarda Türk Dağcılık sporuna hizmet veren Gazı Kadogen, Yücel Dönmez, Canip Karakuş, Ahmet Şahin, Şahap Atalay, Adnan Doğu, Ertuğrul Dayıoğlu, Halit Değirmencioğlu, Gültekin Çeki gibi kişilerin Dağ turizminde ve dağcılık sporundaki verdiği hizmetler ve yaptığı tırmanışların izlerini silmek mümkün değildir. Yetmişli yıllarda Türk dağcıları yoğun olarak daha teknik tırmanışlar ve kış çıkışları yapmaya yönelmişlerdir. Dr. Bozkurt Ergör 1969 yılında Demirkazık zirvesi kış çıkışından sonra, 1970 yılında Büyük Ağrı zirvesinin ilk kış çıkışını gerçekleştirdi. 1972 yılında Yalçın Koç ve Hüseyin Özbek Kaldı zirvesinin ilk kış çıkışını yapmış, yine Yalçın Koç Reşko nun ilk kış çıkışını yapmıştır. 29-Aralık 1973- 6- Ocak 1974 tarihlerinde Dağcılık Federasyonunca düzenlenen Kaçkar dağı kış tırmanışında Sönmez Targan, Yalçın Koç, Mustafa Gültekin, Atilla Erkut, Yüksel Kuranoğlu, Turgut Taşer, Alaattin Karaca, Kemal Kantarcı, Hüseyin Şen den oluşan ekip 4- Ocak 1974 tarihinde saat 19-00 da yukarı Kavrandan tırmanışa başlayarak 5-Ocak 1974 tarihinde 17 saat süren tırmanış sonrası Büyük buzul rotasından saat 12-00 de Kaçkar dağına zirvesine kişin çıkan ilk ekip olmayı Türk dağcılığına kazandırmışlardır. Erciyes dağ evinde 4- 9- Şubat 1974 açılan eğitim kampının sonunda Kemal Kantarcı ve Alaattin Karaca Erciyes büyük zirvesine çıkmayı başarmışlar ve ana zirveye ilk tırmanan dağcılar olarak tarihe geçmişlerdir. 1980 yılında ADB'den Ömer Tüzel ve Recep Çatak Aladağlar'da Direktaş zirvesinin ( 3510 m. ) kuzey duvarından ilk Türk çıkışını gerçekleştirmişlerdir. 1983 yılında Ömer Tüzel Vay Vay ( 3563 m. ) güney batı yüzü ilk Türk tırmanışını yapmıştır. Hikmet ve Ahmet Gürbüz kardeşler 1984 yılı kış aylarında Kızılkaya ( 3767 m. ) ilk kış tırmanışını yapmıştır. Kızılkaya kış tırmanışı iki gün içerisinde arka arkaya üç ayrı ekipçe gerçekleştirilmiştir. Alaattin Karaca, Mehmet Yüregilli, Celalettin Karacan dan oluşan ikinci ekip ilk tırmanışın yapıldığı ikinci gün, Kızılkaya kış tırmanışını gerçekleştirmiştir. 1985 yılı kış aylarında ise Alaca zirvesinin ( 3582 m. ) batı yüzünden ilk Türk kış çıkışlarını gerçekleştirmişlerdir. 1986 kış aylarında Tekin Küçüknalbant Güzeller ( 3461 m. ) zirvesinin güney sırtından solo olarak ilk Türk kış çıkışını gerçekleştirmiştir. 1986 yılında Küçük Demirkazık -zirvesinin (3400 m.) Orhan Özçalık liderliğinde 3 kişilik bir ekip tarafından ilk kış çıkışı gerçekleştirilmiştir. 1987 yılında Emler zirvesinin ( 3723 m. ) ilk kış tırmanışı Ümit Genç tarafından solo olarak yapılmıştır. Aynı yıl Batur Kürüz Direktaş zirvesine ( 3510 m. ) güney yüzden solo kış çıkışı yapmıştır. 1988 yılında Parmak kaya’nın ilk Türk çıkışı Emre Altoparlak tarafından gerçekleştirilmiştir. 1990 yılı Ağustos ayında Hacettepe Üniversitesi Dağcılık ve Doğa Sporları Kulübü'nden ( HÜDDOSK ) Ertuğrul Melikoğlu, Demirkazık kuzey duvarının ilk ve tek solo çıkışını gerçekleştirmiştir. Bu çıkıştan 4 gün kadar sonra Aynı duvar Gıyasettin Demirhan ve Murat Yıldırım tarafından bir kez daha çıkılmıştır. Aynı yıl aralık ayında Hacettepe Üniversitesi Dağcılık ve Doğa Sporları Kulübü'nden Ertuğrul Melikoğlu, Orhan Özçalık, Ataç Besi, M. Ali Onur, Bülent Ferhatoğlu'ndan oluşan 5 kişilik ekip, Demirkazık zirvesi batı rotasından ilk çıkışı gerçekleştirmişlerdir. 1991 yılında Ertuğrul Melikoğlu Parmakkaya'nın ilk solo çıkışını gerçekleştirmiştir. Ertuğrul Melikoğlu, ayrıca Kaldı zirvesinin ( 3688 m. ) Kuzey Doğu buzulu üzerinden bu zirvenin ilk solo kış çıkışını gerçekleştirmiştir. 1990 yılı içinde Türk dağcılığı gerçekten patlama yapmıştır. Yeni kuşak dağcılar ülke genelindeki bir çok zirveye çok önemli tırmanışlar gerçekleştirmişlerdir. Yurt dışında ise gerçekten kısa süre önce hayal bile edilemeyecek zirvelerin çıkışları gerçekleştirilmiştir. Son dönemde ülkemiz dağcılığına damgasını vuran iki isim, Bilkent Üniversitesi Doğa Sporları kolundan yetişmiş aynı yıllarda Türkiye Dağcılık Federasyonu yönetiminin maddi ve manevi büyük desteğini almış Nasuh Mahruki ve Tunç Fındıktır. Sadece Tunç Fındık'ın yurt içi ve dışında çıktığı 400 den fazla zirve ile Aladağlar ve Kaçkar Dağlan'nda açtığı ve ilk tırmanışlarını gerçekleştirdiği 100 den fazla yeni rota bulunmaktadır. Bu dağcılarımızın yanı sıra, Kürşat Avcı, Serhan Poçan, Ertuğrul Melikoğlu, Yılmaz Sevgül, Gıyasettin Demirhan, Haldun Aydıngün, Murat Kandi, Doğan Palut, Alper Sesli, Uğur Uluocak gibi dağcılarımız günümüz dağcılığında yaptıkları bir çok tırmanışla öne çıkan isimler olmuşlardır. 1995 yılında dağcılık federasyonu başkanlığını yürüttüğü dönemde Tayfun Tercan, Kaçkar dağlarında bir tırmanış dönüşü düşerek hayatını kaybetmiştir. Ne yazık ki, Kürşat Avcı ve Uğur Uluocak da son dönemde dağların bizden aldığı isimler arasına katılmışlardır. İTÜDAK'dan Uğur Uluocak 3 Temmuz 2003 tarihinde Kırgızistan'da Teke Tor zirvesi ( 4441 m. ) dönüşünde düşerek hayatını kaybetmiştir. 7 Ağustos 2003 tarihinde ise Aladağlar Demirkazık kuzey duvarı çıkışı sırasında HÜDDOSK' dan Kürşat Avcı tutunduğu kayanın kopması sonucu düşerek hayatını kaybetmiştir. 1998 yılında İstanbul Üniversitesinden Yıldırım Güngör, Hakan Öge, Yusuf Mert Uluç ve Cilasun Bayülgen’den oluşan ekip Şubat ayında Kaçkar dağı kış tırmanışı için gittikleri Yusufeli’nden sonra Yaylalar köyüne kadar olan 60 kilometrelik mesafenin ancak 25 kilometresini araçla gidebilmişlerdir. Geri kalan 35 kilometrelik yolu ağır kış şartlarında yürüyen ekip ertesi gün yaylalar köyüne varmayı başarmıştır. Sabah erkenden yola çıkan ekip olgunlar mahallesinde ikiye düşmüş ve aynı gün Dilber düzüne ulaşan Yıldırım Güngör ve Hakan Öge ertesi sabah başladıkları tırmanışı saat 16:00 gibi bitirmeyi başararak Kaçkar Dağı kış çıkışını gerçekleştirmişlerdir. Yurt Dışında Yapılan Tırmanışlar Türk dağcılarının yurt dışında gerçekleştirdiği tırmanışların en eskisi ilk Türk dağcısı olarak da bilinen Ali Vehbi Türküstün’ün 1906 yılında Alp Dağları'nın en yüksek noktası olan Mont Blanc zirvesine yaptığı tırmanıştır. Bu tırmanış Türk dağcılık tarihinde bilinen ilk tırmanışı olduğu kadar yurt dışında yapılan ilk tırmanıştır. Daha sonra uzun yıllar yurt dışı tırmanış yapılamamıştır. 1964 yılında Bozkurt Ergör'ün İsviçre'de Möch ( 4003 m. ) ve Fransa'da Mont Blanc ( 4807 m. ) zirvelerine tırmanmıştır. Bu tarihten sonra 1980 li yıllarda Abdülmecit Doğru'nun gerçekleştirdiği bir dizi tırmanış bulunmaktadır. 1980 yılında Kafkaslar'da Elbruz dağı ( 5642 m.), 1983 yılında Rusya'da Pamir Dağlan' nda Halil Alpay ile birlikte gerçekleştirdiği Peak Lenin zirvesi ( 7134 m. ) ve 1985 yılında Komünizm zirvesi (7495 m. ) bu zirvelerin ilk Türk çıkışları olmuştur. 1989 yılından sonra yurt dışı çıkışlar büyük bir ivme kazanmıştır. 1989 yılında İran'da bulunan Devamend zirvesi ( 5671 m. ) tırmanışına katılan on dağcımız iki ayrı rotadan çıkarak zirveye ulaşmışlardır. 1992 yılında Nasuh Malıruki, Kırgızistan'da bulunan Tien Shan Dağları'nda Khan Tengri ( 7010 m. ) zirvesine tırmanmıştır. 1993 yılında ise Kafkasya Dağları'ndaki Elbruz zirvesine ( 5642 m. ) ilk Türk kış çıkışını yapmıştır. 1993 ve 1994 yıllannda TDF'nin girdiği uluslararası ilişkiler ve ayırdığı ödenek sayesinde Türk Dağcıları Pamir Dağlan, Tien Shan Dağları ve Demavend Dağı'na çeşitli expedisyonlar düzenlemişlerdir. Bu etkinliklerden ilki, 1993 yılında Pamir Dağları'ndaki Peak Lenin ( 7134 m. ) zirvesine düzenlenmiş ve Nasuh Mahruki ile Uğur Uluocak zirveye çıkmışlardır. Aynı etkinlikte diğer gruptan Serhan Poçan ve Seyhan Çamlıgüney Tien Shan Dağları'nda Khan Tengri zirvesine ( 7010 m. ) çıkılmışlardır. Aynı yıl Demavent'e de tırmanılmıştır. TDF'nin organize ettiği ikinci etkinlik ise 1994 yılında yapılmış ve Tien Shan Dağları'nda Khan Tengri zirvesine kötü hava koşulları nedeniyle çıkılamamıştır. Aynı yıl yapılan bir diğer etkinlik ise gene Demavent zirvesine olmuştur. 1994 yılında Nasuh Mahruki, askerliğini yapmakta iken özel izin alıp Rusya'da bulunan 7000 m.lik 3 önemli zirvenin tırmanışını daha gerçekleştirmiştir. Sırasıyla Pamir Dağları'ndaki Korjenevskoy ( 7105 m. ) ve Communisma ( 7495 m. ) ile Tien Shan Dağları'ndaki Pobeda ( 7439 m. ) zirvelerine çıkarak Sovyet Asya'nın 7000 m.nin üzerindeki en yüksek 5 zirvesine çıkmıştır. Böylece bu 5 zirveye tırmanan dağcılara Rusya Dağcılık Federasyonu tarafından verilen "Kar Leopan" unvanını almıştır. 1994 yılı ağustos ayında Uğur Uluocak tarafından da 4 önemli tırmanış gerçekleştirilmiştir. Peak Varadiov zirvesi ( 5600 m.), Korjenevskoy ( 7105 m. ), Communisma ( 7495 m. ) ve Peak Of Four zirvesi ( 6299 m. ) Bu son zirvenin ilk Türk çıkışı ise 1 ay kadar önce Nasuh Mahruki tarafından yapılmıştır. 1995 yılında Yıldız Teknik Üniversitesi Dağcılık Kolundan ( YTÜDK ) Alper Sesli, Kenya sınırları içinde bulunan Afrika kıtasının en yüksek doruğu olan Kilimanjero zirvesine ( 5895 m.) tırmanmıştır. 1995 yılının en önemli başarısı hiç kuşkusuz Nasuh Mahruki'nin 17 Mayıs 1995 tarihinde gerçekleştirdiği Everest zirvesi ( 8848 m. ) tırmanışıdır. 1996 yılında Nasuh Mahruki 7 kıtanın en yüksek zirvelerinin tamamına çıkmayı başarmıştır. Everest'ten sonra sırasıyla, 1995 yılında Vinson ( 5140 m. ) ve Aconcagua (6959 m. ) zirvelerine tırmanmıştır. 1996 yılında ise, Mc Kinley ( 6194 m. ), Kilimanjaro ( 5895 m.), Elbruz ( 5642 m. ), Cosciusko ( 2320 m. ) zirvelerinin çıkışını yapmıştır. 1996 yılında TDF tarafından desteklenen Khan Tengri tırmanışı gerçekleştirmiştir. Tırmanışa katılan Serhan Poçan, Uğur Uluocak, Tunç Fındık, Kürşat Avcı, Yılmaz Sevgül, Engin Külahoğlu, Gülay Ünal, Burçak Özoğlu başarılı şekilde zirveye ulaşmışlardır. 1998 yılında Nasuh Malruki Lhotse zirvesine tırmanmıştır. 1999 yılında Uğur Uluocak Shisha Pangma ( 8013 m. ) ve Cho Oyu ( 8201 m. ) çıkışlarını 7 gün ara ile tamamlamıştır. Nasuh Mahruki 2000 yılında dünyanın en zor zirvelerinden biri olan K2 zirvesinin ( 8611 m. ) çıkışını gerçekleştirmiştir. 2001 yılında Tunç Fındık Everest zirvesine ( 8848 m. ) farklı bir rotadan çıkarak buraya çıkan ikinci Türk olmuştur. Tunç Fındık 14x 8000 projesi ile 14 adet sekiz binlik zirvenin 10 adedini tırmanmayı başarmıştır. Bu proje Türk dağcılığını bir adım daha ileri götürmüştür. Kaynak : İstanbul Üniversitesi Açık ve Uzaktan Eğitim Fakültesi ders notu - Dr. Öğr. Üyesi Yıldırım Güngör
Log in or register for more content!
Recently Added Summit Registries
Recently Added Mountains
Upcoming Mountain Activities