Orhan Kozan - Ağrı Dağı' nda hayatını kaybeden Sevim Yılmaz olayı ile ilgili bir tespit - Summitbook Mountaineering Portal | Zirve Defteri | Summit Book | www.summitbook.net
Recently System Activities
  • Orhan Kozan
  • Türkiye, Izmir
    • Mount: 9
    • 3.000 m. Above: 6
    • 3.000 m. Below: 3
  • Mount
  • 9
  • 2.500 m
  • 3
  • 3.000 m
  • 6
  • 5.000 m
  •  
  • 7.000 m
  •  
  • 8.000 m
  •  
  • Summit
  • 9
  • 2.500 m
  • 3
  • 3.000 m
  • 6
  • 5.000 m
  •  
  • 7.000 m
  •  
  • 8.000 m
  •  
  • Orhan Kozan uploaded a blog post.
  • Category : Mountaineering
  • Ağrı Dağı' nda hayatını kaybeden Sevim Yılmaz olayı ile ilgili bir tespit
  • Türkiye'de kayıtlara geçen ilk ölümlü dağ kazası, 8 Eylül 1956 tarihinde Aladağlar'da yaşanmıştı. Bu elim kazada hayatını kaybeden dağcı ise Prof. Dr. Emre Kongar'ın kardeşi Engin Kongar'dı. Bundan sonra dağlara gidişler arttıkça tabii ki kazalarda arttı ve bu tarih itibariyle yaklaşık 90 kişi hayatını dağlarda kaybetti. Yaptığımız sporun bilgi, tecrübe, donanım ve disiplin ile desteklenmediği takdirde tehlikelere açık ve risk içerdiğini tabii ki biliyoruz ve riskleri minimize etmeye çalışarak dağlara gidiyoruz. Dağ kazalarınin iki ana sebebi var, İnsana bağlı ve Doğaya bağlı. Eğer bu ikisini de dikkate alarak kulüp ya da federasyon eğitimlerimizi alır, güvenli rehberler eşliğinde çıtamızı yavaş yavaş yükselterek dağlara gidersek riskleri de minimize etmiş oluruz. Burada, disiplini öne çıkartmış, yaptığı sporu ciddiye alan, eğitim veren, sporcu yetiştiren güvenli rehberleri ve sadece kendi kulüp sporcuları ile faaliyet yapan dağcılık kulüplerinin önemi ortaya çıkıyor. Arabayı doldurayım veya bu işten 3-5 kuruş daha para kalsın diye düşünerek tanımadığı, dağcılık geçmişini ve eğitimini bilmediği kişileri dağa götüren, dağcılık kulübü de, iyi bir rehber de olsa büyük bir risk almaktadır. Dağlara gittikçe kazalar da kaçınılmaz olarak yaşanacaktır. Burada önemli olan kaza risklerine karşı tüm tedbirleri almak, eğer her şeye rağmen kaza yaşanırsa, kazayı öncelikle HUKUKİ sonrasında ise VİCDANİ sorumluluk var mı diye değerlendirmek gerekir. Ülkemizde Dağ Rehberliği konusunda müstakil bir meslek kanunu yok. Onun yerine TDF tarafından yayımlanan Dağ Mihmandarlığı Yönetmeliği var. Bu yönetmelik, dağlık alanlarda katılımcıları yönlendiren ve eğiten kişilerin vasıflarını belirler. Bu yönetmeliğe göre; Dağ Mihmandarı : Dağlarda yol gösteren, çıkılan dağı bilen, olağanüstü durumlarda arama, kurtarma organizasyonu ve operasyonu yapabilen dağcıyı, ifade eder şeklinde tarif edilmiştir. Aynı yönetmeliğin 14 maddesi sorumluluk maddesi olup, maddenin kaza ile ilgili olan kısımlarını ekliyorum. Sorumluluk Madde 14 - a) Dağlarda, dağcı ve doğa yürüyüşçülerine mihmandarlık yaparak bu kişileri güvenli ve emniyetli olarak zirvelere ve doğaya çıkarmak, b) Mihmandarlık yaptığı kişileri istedikleri yerlere güvenli olduğu taktirde ve gerekli izinlerin alınması kaydıyla götürmek, Dağ mihmandarının sorumluluk alanı, etkinliğin başladığı yerleşim yerinde başlar ve yerleşim yerinde biter. Dağ mihmandarı, oluşabilecek her türlü kaza ve olayda ekibinden sorumludur. Tırmanış sırasında hizmet verdiği kişilerin onayı olmadan kendi isteğiyle mihmandarlık görevini bırakamaz. Ancak, faaliyetin başladığı yerde veya en az bir ilçe merkezinde bırakabilir. Yine aynı yönetmeliğin 13 maddesi ise Yetki başlığı ile düzenlenmiştir. Madde 13 - Dağ mihmandarı, dağda ekibi içerisinde, oluşabilecek acil durumlarda ve kriz yönetiminde tek yetkili kişidir. Yetki alanı, etkinliğin başladığı yerleşim alanında başlar ve yerleşim alanında biter. Dağda değişen hava şartları veya olumsuz nedenlerden dolayı ekibin güvenliği ve emniyeti için gerekli tüm önlemleri almak ve değişiklikleri yapabilme yetkisine sahiptir. Görüldüğü üzere ticari bir faaliyette rehberin sorumlulukları ve yetkileri yönetmelik ile tarif edilmiş ve hukuki zemine oturtulmuştur. Bu girizgahtan sonra gelelim SEVİM YILMAZ kazasına; Olay Günü (22 Mart)03.00: Sevim Yılmaz, Summit Turkey Expeditions firması adına rehber Emre Varol, eski Survivor yarışmacısı Serkan Ercan, Tamer Takavcı ve Anıl Gürman’dan oluşan dağcılık grubuyla birlikte kamptan zirveye doğru tırmanışa geçti.4 bin 700 Metre Rakımda Sevim Yılmaz, yavaşladığını belirterek gruptan Anıl Gürman'a WhatsApp üzerinden "Sorun yok, ben sizi yavaşlatıyorum, siz devam edin ben iyiyim. Biraz dinlenip dönüşe geçeceğim" mesajını gönderdi. Mesajın ardından rehber Emre Varol, Sevim Yılmaz'a geri dönmemesini, olduğu yerde kalıp bivak torbasına girmesini ve kafa lambasını açık tutmasını söyleyen sesli bir mesaj iletti. Ancak böyle bir irtifada hem de kış şartlarında yalnız bırakılmasının ne kadar büyük bir risk olduğunu düşünmeksizin grup, Yılmaz'ı 4 bin 700 metrede yalnız bırakarak zirve tırmanışına devam etti. 4 bin 700 metre, “bekle, biz dönüşte seni alırız” denilecek bir yer değildir. Hele ki bir kış tırmanışında hiç değildir. 2013 yılında yaptığı solo tırmanışı sırasında yolunu kaybederek "DONUYORUM" diye arkadaşına mesaj atan ve jandarma tarafından kurtarılan Emre Varol bu konuyu herkesten daha iyi bilmektedir. Dağcılığın yazılı olmayan ama dağcı olan herkesin bildiği en temel kuralı şudur: Dağda insan yalnız bırakılmaz, eğer bir kişi bile devam edemiyorsa ekip döner. Ya da en azından başka bir yardımcı rehber o kişiyle birlikte kampa iner. Yukarıda alıntıladığımız Dag Mihmandarlığı yönetmeliğinde de rehberin sorumluluğu böyledir, ticari bir organizasyon bunun bahanesi olamaz. Sana canını emanet etmiş kişiye müşteri gözüyle bakılmaz. Yine biz olay gününe dönelim. Emre'nin mesajından sonra 4900 metre yüksekliğe kadar tırmanışa devam eden ekibin, havanın aniden bozulması nedeniyle zirve yapmaktan vazgeçtiği, Yılmaz’ın son görüldüğü noktaya doğru inişe geçtiği Emre Varol’un ifadesinde yer aldı. İnişe geçen ekip, Yılmaz’ın son görülüğü noktaya ulaştıktan sonra Yılmaz’ı orada görememesi üzerine grup üyelerinden Anıl Gürman’ın paniklemesi ve hipotermi tehlikesi geçirmesi üzerine 112’yi aradığı ve bu esnada Varol’un Gürman’ın telefonuna müdahale ederek acil durum çağrı merkeziyle temasa geçtiği de ifadede yer aldı. Sevim Yılmaz’ın kaybolmasına rağmen Emre Varol’un telefonda, “Acil bir vaka yok, her şey yolunda” dediği, kendisinden haber alınamayan Sevim Yılmaz’ın durumunun 3 bin 900 metrede yer alan kamp alanına ulaşıldığında Jandarma ve diğer kurumlara bilgi verdiği kayıtlara yansıdı. O andan itibaren dağ kazalarında Arama ve Kurtarma konusunda yetersizliğimiz çok yazıldı çizildi. Bu konuda burada bir şey yazmayacağım. Ve sonunda 112 gün sonra Sevim Yılmaz'ın naaşına ulaşıldı. Sevim Yılmaz'ın bulunduğu yer ve konuma göre, herhangi bir düşme yaşamadığı, bekle denilen yerde soğuk etkisi ve büyük ihtimalle şiddetli rüzgar nedeniyle, daha kuytu rüzgarı almayacak bir kaya arkasını seçerek dinlenmeye ve soğuktan korunmaya çalıştığı, bu esnada hipotermiye girerek uykuya daldığı ve vefat ettiği konusunda tahmin yürütebiliriz. Eğer Emre Varol ve ekibi daha dikkatli davransa ve Sevim Yılmaz'ın beklemesi gereken bölgeye geldiklerinde çevreye dağılarak sesli arama yapsalar şu anda Sevim Yılmaz yaşıyor olabilirdi. Ağrı Kış tırmanışında 4700 metrede geride kalan bir kişiyi yalnız başına bırakmak, ne kadar büyük bir hata ise, bıraktıkları noktaya geri döndüklerinde çevrede dikkatli bir arama yapmadan kampa inişe devam etmek ve acil durum çağrısı yapmamak ta, bir o kadar yanlıştır. Sevim Yılmaz'ın kaybolduğu tarihten bulunduğu 12 Temmuz gününe kadar 112 gün boyunca sustuk. Arama çalışmalarına destek vermek istedik, ancak prosedürler müsaade etmedi. Zaten geçen zaman içerisinde sağ olarak bulunma ihtimali oldukça zayıflamış ancak çocuklarının ve sevenlerinin bu konuda huzura erebilmesi için naaşının bulunması son derece önemli idi. Sağolsun yine dağcı arkadaşlarımızın gayretleri ve devlet kurumlarının da desteğiyle geç de olsa bulundu ve ebedi istirahatgahına sevk edildi. Sevim Yılmaz'ın naaşının bulunması önemli bir durum. Eğer cehennem buzuluna doğru gitmiş olsa ve üstüne yukarıdan gelen kaya, kar ve toprak örtmüş olsa belki hiç bulunamayacak, zaman içerisinde "Ölüm Karinesi" geçerli olacak veya "Gaiplik" kararı alınması gerekecekti. Her iki durumda da uzun bir zaman gerektirdiği gibi, gerek aile fertleri açısından gerekse açılabilecek dava açısından bu süre çok önemli idi. Naaşının bulunması özellikle ailesi ve acılı çocuklar için çok iyi oldu. Son söz olarak; Dağcılık sporu Türkiye Dağcılık Federasyonu ve ona bağlı kulüpler tarafından yapılır. Kuralları bellidir. Her önüne gelen ticari bir şirket ya da acente kurarak deneyimsiz tecrübesiz insanları dağlara götürmeye kalkarsa bu tür kazalar kaçınılmaz olacaktır. Federasyonun yayınlayacağı deklarasyon ve tescilli tüm dağcılık kulüplerinin deklarasyona sahip çıkarak yapacakları paylaşımlar, herhangi bir kulüple bağlantısı olmaksızın yüksek dağlara gitmek isteyen kişiler içinde farkındalık yaratacak ve tescilli spor kulüplerini tercih etmelerine yol açacaktır. Bugüne kadar yaşanan kazalar içerisinde hemen hemen en açık ihmal içeren Sevim Yılmaz kazası konusunda tüm dağcılık camiası tek yürek olmalı ve sorgulamaktan çekinmemelidir. Bir gün dağlarda bizim de başımıza böyle bir kaza gelir düşüncesiyle hareket edip suskun kalmak yerine, kazaların sebep ve sonuçlarını enine boyuna konuşmak, kendimize bu olaydan dersler çıkartmak, bu derslere uygun olarak rehberlerimizi ve sporcularımızı bilinçlendirmek, eğer mevzuatlarda boşluk varsa Türkiye Dağcılık Federasyonu ve Gençlik ve Spor Bakanlığını devreye sokarak gerekli düzenlemelerin yapılmasını sağlamak, yaptığımız sporun güvenliği ve geleceği açısından hepimizin görevi olmalıdır. Yaşanan bu üzücü olayla ilgili adli süreç devam etmektedir. Bu yazı bir tespit amacı taşımakta olup, tabiki nihai kararı yargılama süreci verecektir. Hukuki sürecin sonucunda çıkacak karara saygılıyız. Yargıdan çıkacak sonuç ne olursa olsun vicdanlarımızın rahat olması çok daha önemli olmalıdır. Sevim Yılmaz'ın başta çocukları olmak üzere, tüm dağcılık camiasına başsağlığı diliyorum.
Kadir Soyaltın
Türkiye, Bursa - 21.07.2026 12:37
Yüreğinize sağlık hocam... Kırmadan dökmeden taraf olmadan doğrular ancak bu kadar güzel ifade edilebilirdi ... Bende gerek kulübüm , gerekse kendim adına dersler çıkarıp bu yazınızı değerli evraklar bölümünde saklayacağım...
Log in or register for more content!
Recently Added Summit Registries
Recently Added Mountains
Upcoming Mountain Activities