- Emrah Karacaoğlu dağ faaliyet raporu yükledi
- - Ağrı Dağı
- 11.07.2021
Van’dan Doğubayazıt’a saat 17:00’da geldik. İlk önce İshakpaşa Sarayına gittik. Yaklaşık 2 saat gezdik. Daha önce geldğim için beni çok cezbetmedi ama yinede arkadaşlarımla gezmek güzeldi. Çok acıkmıştık yemek yedik, merkezde yemek yedikten sonra tırmanış için alışveriş yapıp öğretmenevine geçtik. Geceyi burada geçireceğiz. Katıra vereceğimiz çantaları ve zirve çantalarını hazırlayıp dinlenmeye geçtik.
12.07.2021
Saat 6’da uyandım. Alışmışız artık erken uyanmaya, sosyal yaşantımda da erken kalkan biri olarak beni pek zorlayan bir durum değil. 07:30’da kaldığımız öğretmenevine yakın bir yerde kahvaltı yaptık. Doğrusu epey acıkmışım. 08:50’de öğretmenevinde son hazırlıkları yaptık. 09:30’da katırlara vereceğimiz kamp çantalarını çuvallayıp araca verdik. Biz başka bir minibüsle yola çıktık. Hava şuan 26 derece ve önümüzdeki 4 gün yağmur gözüküyor. Umarım zirve yapabiliriz. Çevirme mezrası 7 km yazan stabilize bir yola saptık. Hava çok sıcak ve tozlu. Ağrı tüm ihtişamıyla kendini gösteriyor. 10:45 / 2200 metre her yerde beyaz minibüsler, başlamak için herkes hazırlığını yapıyor. İlk sefer tırmanıyormuşum gibi heyecanlıyım Ağrı’ya. Artık tırmanmak başlıyor. Herkesin gözünde bir sevinç belirtisi çok net görebiliyorum.
2650 m / 12:16’da kısa bir su molası verdik. Arkamızda ve önümüzde ki diğer gruplarla 3200 kampına doğru yükseliyoruz. 15:05’te 3200 kampına geldik. 2800 metrelerde mavi borulardan su akıyordu. Boş olan şişelerimizi doldurduk. O sıcakta buz gibi su iyi gitmez mi? Gelirken Ukraynalı bir grupla karşılaştık. Aynı kamp alanında kalacakmışız. Onlar şortla, sandaletle çıkarken bir botlarla, teknik pantolonlarla çıkıyoruz. Gariplik kimde? Bence kullanılması gerekir. Dikenlerin batmasını göze alıyorsanız tercih size kalmış.
Barzani Ceylan kampındayız. Etrafta bizden başka gözüken iki kamp alanı var. 4200 kampı az yukarıda gözüküyor. Zirvede hava durumu iyi gözüküyor. Gelir gelmez birer bardak çay içtik, sonrasında çadırları kurmaya koyulduk. Kamptaki katırlarda yorulmuş ve acıkmış olmalı. Saat 18:00 bu saate kadar kahve yaptık, sohbet ettik arkadaşlarla. Telefon çekiyor ama kimseyle iletişim kurmak içimden gelmiyor. Dağda kafa dinlemek istiyorum. Hava ne sıcak ne soğuk. Akşam yemeğini ekip arkadaşlarımla beraber mutfak çadırında yiyeceğiz. Yemek yedikten sonra birer kahve içip yatmak istiyorum. İndiğimiz yerden 3200 kamp alanına kadar 7 km yürüdük. Yanımızda kamp yapan Ukraynalılar soğuk duş alıyor yanımızda. Alışmış bunlar yaz -kış / sıcak – soğuk farketmiyor. Her yerde her ortamda suya girebiliyorlar. 20:15 akşam yemeğinde hazır makarna ve meyve suyuyla geçiştirdim. Gece karanlığı çökerken havada soğumaya başladı. Sabah 9’da 4200 kampına hareket edeceğiz. Yemeğimi yedikten sonra çadırıma geldim. Biraz keyfimde yok açıkcası. Bazen birşeyi çok istersiniz olmaz.
13.07.2021
Her zamanki gibi uyuyamadım. Saat 5-6 civarı istem dışı uyanıyorum. 06:25’de birden güneş yükseldi. Zirvenin üstü kara bulutlarla kaplı. Saat 7’de ekip olarak kahvaltı yaptık. Saat 9’da çadırlarımızı topladık, eşyalarımızı katırlara yükledik. 4200 kampına gitmeye hazırız. Zirve yine bulutlu net gözükmüyor. Etrafta son hazırlıklarını yapan dağcılardan başka bir şey göremezsiniz. Bu gece 1’de zirveye çıkmayı planlıyoruz. Gece hava güzel gözüküyor fakat saat 14 itibariyle havanın bozması bekleniyor. Zirveyi bugün yapamazsak en az iki ya da üç gün beklemek gerekecek. Havada hafif bir rüzgar var. Güneş kremi kullanmayı ihmal etmemek gerekir. 10:30’a kadar kısa aralıklarla 3 kez su molası verdik. Önümüzde ve arkamızda sayısız ekip var. Herkes mutlu gözüküyor. Belki de ben mutlu görüyorum insanları. Kimin içinde ne fırtınalar ne kasırgalar kopuyordur belki de.
3660 metrede hava bir açılıyor bir kapanıyor. Dağ hayatıda insanlar gibi kararsız. Şuan 4200 kampındayız ve saat 12:30. Buraya gelmek beni pek yormadı zirveyi yapıp dönecek kadar enerjim var. Her yer sis güneşi görmek imkansız. Katırlardan bizim eşyaları indiriyorlar. Herkes fotoğraf çekme telaşında. Ekibimizden bir arkadaşı 4000 metrelerde irtifa çarptı. Yavaş yavaşta olsa kamp alanına geldi. Hava epey soğuk ve terliyiz. Üzerimize bir katman daha giydik. Bir çikolata yedikten sonra çadırlarımızı kurduk. Yaklaşık 4 km yol almışız. Bulutlar dağıldı aşağısı daha net gözükmeye başladı. Şunu bil ki Ağrı yüreğim seni çok sevdi. Yukarıda ki buzullar çok net belirgin artık. Bulutları seyredersin, düşünürsün, çok şey hissedersin ama kelimelere dökemezsin boğazında bir bolus gibi kalıverir. Hayatının ne göstereceğini bilemezsin…
Saat 16:00 yemek yedim. Ekipteki bazı arkadaşlarımla yeni tanıştım ama o kadar çok sevdim ki. Büyük beyaz çadırda (mutfak çadırı ya da toplantı çadırı) birer bardak kahve içtik. Gece 1’de zirveye çıkmayı deneyeceğiz. Çadırıma geldim ve çadır arkadaşımla zirve çantasını hazırlıyoruz. İki defa kontrol ettik hiçbir eksiğimiz yok. Dinlenmek istiyorum artık. Yarın büyük gün, daha önce Ağrı zirve yapmış olmama rağmen gerçekten çok heyecanlıyım. Şeytan deresinden çok fazla taş düşmesine şahit oldum sizin de olacağınıza eminim. Etrafta kuzgunlar dolaşıyor. Dışarıda yiyecek bırakırsanız her an alıp kaçacak gibi bir his var içimde. Akşam 18:30’da bulgur pilavı ve tavuklar bir akşam yemeği yedik. Dağda yiyeceğimiz son akşam yemeği bu olmalı belki de değil bilemiyoruz. Birden yağmur bastırdı ama çok uzun sürmedi. Hava şuan çok açık, sanki biraz önce yağmur yağmamış gibi.
14.07.2021 saat 01.45
Gece 1’de uyandım. Zirveye çıkmayı 1 saat ileri aldık, 2’de çıkacağız. Zirve için 7 kişi hazırlanıyoruz. Kahvaltımızı yaptık büyük beyaz çadırda. 4X4 botlarımı giydim. Şimdi bir ekip önümüzden yola çıktı. Bizde saat 2’de yola çıkacağız. Son hazırlıklar son kontroller yapıldı. Evet hazırım. Gece boyunca şeytan deresinden taşlar yuvarlandı ve her taş düşmesi yaklaşık 10 dk sürüyor. Kahvaltıda peynir, helva, ekmek, çay iyi gitti.
Zirveye çıkmak için sabırsızlanıyorum, umarım zirve yapabiliriz. Buz gibi havada insanın yüreği sıcacık olur mu? Kalbi pıt pıt atar mı? Ne oluyor bana? Her yer karanlık kafa lambaları ışıklarıyla başladık, aşağıda bir başka hüzün taşıyan bu şehrin ışıkları… Saat 7 / 4830 buzul başlangıcındayız. Burada kramponları takıp devam ettik. 4600 metrelerde Ağrı Dağının gölgesiyle oluşan piramit şekli belirdi. Hava açık fakat çok soğuk. Saat 8 evet beklenen o an zirvedeyiz. Günlerdir dağdayız ama bu zirveye değer. Yarım saat zirvede kaldık. Her zirvede olduğu gibi bu zirvede de ay yıldızlı Türk bayrağımı dalgalandırdım. O sırada Ukraynalı bir dağcı bayrağımızı çok beğendiğini söyleyerek benimle fotoğraf çekilmek istedi tabi ki kırmadım. Ben de çok mutlu oldum. Zirvede bizden başka kimse kalmadı. En çok tadını çıkaran bizdik.
Dönme vakti gelmişti, epeyde rüzgar başladı. Buzul başlangıcına gelip kramponlarımızı çıkardık, o sırada bir çikolata inişe hazırım artık. Hava şansımıza çok güzeldi. 11:15’te 4200 kampına geldik. Hava bozuyor, karla karışık yağmur başladı ve soğuk hissedilir derecede kendini gösterdi. Önce yemek yedik beyaz çadırda sonra çadırları toplayıp Doğubayazıt’a gitmeye hazırdık. 12:45’te 4200 kampından yola çıkıp, 1430’da 3200 kampına geldik. Kampta mutfak çadırında çay içiyoruz. Sosyal yaşantımda çok çay seven biri değilim ama burda bu ortamda süper gidiyor. 4200 kampından yüklenen katırlar, 3200 kampında ki katırlarla değişecekmiş. Çay içerken önceki günlerde yaptığımız faaliyetleri konuşuyoruz. Her yerim toz içinde, şehir hayatından uzaklaşıp bu toz içinde olmayı seviyorum galiba. Hayatınızda mutlaka Ağrı dağı zirvesini görün, bir görüşte aşık olmanız kaçınılmaz olacaktır. Belki de ben abartıyorum kendiniz karar verin. Elbette ki görecelidir.
Zirvede telefonlar çekiyor ama soğukta iphone donuyor kullanamayabilirsiniz. Elinizde go pro varsa yedek olarak yanınıza alın her ihtimale karşı. 3200 kampından saat 3’te yola çıktık. Saat 17:20’de aracın olduğu yere indik, karpuz kesmiş bizi bekleyen araç sahibi. Bir saat kadar önce arkadaşlarla konuşurken kavun ya da karpuz olsa şimdi çok iyi giderdi demiştim. Keşke başka bir şey dileseymişim. Dilesem nolacak ki ne zaman şans yüzüme güldü. Araçla çevirme köyüne gitmek 20 dk sürüyor fakar yollar çok bozuk ve tozlu. Olsun herşeye değerdi bence bu tırmanış. Doğubayazıt’ta öğretmen evine geldik ve tırmanış hikayemizi burada bitiyoruz. Dağcılık vazgeçmesi imkansız bir tutkudur. Dağda kalıcı dostluklar edinirsiniz. Dağda, kişi gerçek yaşamında neyse odur. Güzel insanlar tanıdım, güzel anılar biriktirdim bu bana yeter.
Daha fazla içerik için giriş yapınız ya da kayıt olunuz!