Kadir Soyaltın, Mounts Aladaglar Ismetler Hill (Türkiye, Nigde - 3.658 m.) - Summitbook Mountaineering Portal | Zirve Defteri | Summit Book | www.summitbook.net
Recently System Activities
  • Kadir Soyaltın
  • Türkiye, Bursa
    • Mount: 136
    • 3.000 m. Above: 203
    • 3.000 m. Below: 149
  • Mount
  • 136
  • 2.500 m
  • 31
  • 3.000 m
  • 102
  • 5.000 m
  • 3
  • 7.000 m
  •  
  • 8.000 m
  •  
  • Summit
  • 352
  • 2.500 m
  • 149
  • 3.000 m
  • 198
  • 5.000 m
  • 5
  • 7.000 m
  •  
  • 8.000 m
  •  
  • Climbed Mountain : Mounts Aladaglar Ismetler Hill
  • Summit Date : 29.07.2025
  • Registry Date : 10.08.2025 17:38
  • Yebudak Olarak hedef zirvelerden birisini daha yapmak için yola çıktığımız gündü.. Dünü dinlenme günü gibi iki ayrı grupla birer tane çıtır zirve ve az yürüyüşle bitirdikten sonra bugün daha teknik zirveler için sabah 06:10 da yola çıktık Yedigöller kamp alanımızın 3100 rakımlı düzlüğünden yola çıkarak katır kırına doğru yavaş yavaş yol aldık. Yol üzerinde uzun dinlenmeler yerine daha yavaş yürüyerek kısa molalarla önce güneye sonrasında Dksk tırmanışı için Güneybatıya yönelip gözümüze kestirdiğimiz çarşak üzerinden yükseliyorduk. İlk bölümün homojen yükseltisinden sonra Dksk çıkışının dikliği bizi yorsada zirvenin yakınlığı ve havanın berraklığı bizi kamçılıyordu... Bir ara Ahmet dron çekimi için önden gitmeye başladı lakin diklik onunda nefesini kesmiş olmalı ki ilk zirveye bizden sadece birkaç dakika önce çıkmış oldu. Beklediğimizden daha çabuk Aladağların 3700 üstü zirvelerinden birisi olan Dksk ya çıktık ve burada uzunca bir dolayı kendimize reva gördük... Rotanın burdan sonrası için ekibi ikiye bölmemiz gerekiyordu; 1.grup.... Teknik tırmanış yapmadan fazla inip çıkmadan kuzeyden güneye doğru ilerleyerek önce İsmetler zirvesi ardından Süner zirveye çıkacaklardı. Sonrasında ise güneydoğuya doğru inip hafif bir yükselişle Okşar tepeye gidip günü 4 zirve ile tamamlayıp katır kırının belirgin patikasından Yedigöller kamp alanına ineceklerdi... Arkamızdan gelerek bize yetişen ve Niğdede ikamet eden Dağcı dostumuz Sedat Serçe öncülüğünde bizden 3 arkadaşımızda bu parkuru kendiler için uygun görüp teknik olmayan bu rotadan devam ettiler... Rotasız rehber Kadir Soyaltın (ben) rehberliğimde ise geri kalan grup Kulübümüzün bu yıl ki hedef zirvelerinden Yıldırım Tepeye çıkacak ve sonrasında da Aladağların en yüksek Kızılkaya zirveyi zorlayacaktık... Wikilocta incelediğimizde Yıldırım tepe için iki rota vardı ve bunların ikiside aynı gruptan iki kişinin aynı gün beraber çıktıkları rota kaydıydı ve onlar karasay tarafından gelip önce Kızılkaya yapmışlar sonra aşağıya inip çapraz bir şekilde yıldırım tepe üzerinden Yıldırım ve dksk yapmışlardı... Bunun haricinde Tunç fındığın kitabinde yıldırım tepe üzerine bazı tırmanış bilgileri vardı ve birde Ramazan Bozkurt kitabında bahsetmiş ama henüz oda çıkmamış olsa da bilgilerini kendisiyle irtibata geçtiğimizde bizimle paylaşmıştı... Yeterince bilgi olmasa da zirve orada duruyordu ve biz onu yapmak istiyorduk.... Dksk zirvede havanın yavaş yavaş topluyor olmasınıda gördüğümüzden çok zaman kaybetmeden teknik malzemelerimizi alarak Yıldırım tepeye doğru yani Kuzeybatıya doğru önce sırt hattından zor olmayan kayalıktan alçaldık ve önümüze çıkan kocaman kaya blokunun solundan emli vadisi manzaralı ilerlemeyi daha doğru bulduk. Yanlış ve sıkıntılı yerleri boşu boşuna tün ekibe yürütmemek için ben 50 m kadar önden ilerliyor ve sonrasında hattın en kolay görünen yerini işaret ederek ekibin gelmesini sağlıyordum, Bir ara hattın sonu çok sıkıntılı bir hal alınca kaya blokunun üzerine 3 derecelik bir kaya tırmanışıyla çıktım ve buradan Yedigöller platosunu temaşa ederek bir kayada kesik bip perlon buldum, sırtın arka tarafına geçmek için burası uygun gibi görünsede ipsiz çıkıp inilecek kadar da basit görünmüyordu, dağ kurtlarının bu bölgeyi ipsiz ve kamp yüküyle nasıl geçtiğini hiç anlıyamadan sırttaki kaya blokuna yanımızda getirdiğimiz büyük açık perlondan ana emniyet noktası oluşturup 70-80 derece diklikte 20 metreye yakın bir iniş gerçekleştirip sırtın sağına geçmiş olduk. Tabi geri dönebilmek içinde perlonu kayaya hediye bırakıp ikinci ipimizide kayaya sabitlemek zorunda kaldık... inişten sonra yan geçişle platonun her yerinden görünen delik kayaya ulaştık ve Ramazan hocanın tarifi üzerine bu delikten tekrar karşıya yani kayanın soluna geçmiş olduk... Deliktaşın çevresinde çok değişik büyük çakmak taşını andıran taşlardan bazılarıda kendilerine hediye aldılar. Sanırım bu dağların çok hoşuna gitmemiş olacak ki bir saat önce güneşiyle kavuran hava yağmurunu üzerimize dökmeye başladı... Dağda kalmak için çok zamanımız olmadığını hissettiğimden henüz inişi tüm grup bitirmeden ikinci ipi yanıma alarak dağdaki izleri takip ederek sırtın aldından veemli manzaralı 200 metre kadar daha set üstünden devam ederek bir dönüşe ulaştım. Buradan Kızılkaya çok güzel görünüyordu ve arkamda tamda eznevite bakan yüzün üzerinde bir sikke gözüme ilişti demekki Yıldırım tepe burası ya da üstünde bir yerdi diyerek emniyet kemerimi giymeden ipi belime bulin düğümü ile bağlayarak 4 derece olduğunu düşündüğüm kayadan serbest tırmanışla ilk 10-15 metrelik zor bölümü geçip ipi aşağıya yetecek kadar bırakıp sikkeye sabitledim ve 2-3 derece kaya tırmanışı yaparak biraz daha yükselip tırmanışın yürüyüşe döndüğü bir kaya babasında ipi sabitleyip ekip arkadaşlarımın daha güvenli pursik sürerek tırmanmalarını sağlayıp 5 dakikalık yürüyüşle bir ilki daha gerçekleştirip Yıldırım tepenin zirvesine dokunduk... Zirvede bir direk olmadığı için orasımı burasımı acaba gibi düşünürken birkaç taştan oluşan babanın altında artık kapağı tamamen paslanmış bir oralet kavanozunun içerisinde bazı notlar bulduk. Kapağı açtığımızda içinden çıkan notlar bizi hem duygulandırdı hemde çok mutlu etti, Eski federasyon başkanları, duayen dağcılar ve yabancı misafirlerimizin dağ defteri niyetine kullanılan bu kavanozun içerisine bıraktığı notlar Yebudak olarak hiçte küçümsenmeyecek bir başarıya ulaştığımızı bize göstermiş oldu. 1960 yıllara ait zirve notları olduğu gibi bu zirvenin adının kaynağınıda bu notlardan öğrendik. (Tunç fındık 1996 yılındaki tırmanışında bu zirveyi ölen babasına ithaf ederek babasının adı yıldırım olarak koyduğunu burdaki notta belirtmiş) Son notun 2013 yılına ait olduğu bu zirveye 12 kişilik bir grupla çıkıp zirve notu yazmazsak olmazdı ve bizde öyle yapıp kendi notumuzu ve mutluluğumuzu yazıp kavanozlayıp bıraktık. Yağmur şiddetini arttırınca bir an önce inebilmek için çabucak toplanıp yağmurluklarımızı giydik ve ilk ip inişine ulaşıp bu bölgeden sırasıyla taş düşürmeden teker teker tek sikkeli hattan kontrollü ama yavaş dolayısıylada ıslanarak indik. Hedefimizdeki Kızılkaya zirvesinin teknik oluğu ve rotaya hakim olmayışımız nedeniyle Kızılkayayı başka bahara bırakıp dönüşümüzü hızlandırdık. Bu kararın ne kadar doğru olduğunuda doluya dönüp anında belkide 20 derece soğuyan havanın gazabından anladık. Delik kayadan hızla geçip ilk ip istasyonuna gelsekte teknik konuda yetersiz olan ekibimizin yağmur dolu ve soğuk eklenmesinden dolayı gücünün azalması ve bu 20 metrelik dik eğimin ilk negatife yakın çürükkayalı bölümünü pursik sürerek geçememesi nedeniyle hipotermi riskinide unutmadan alternatif parkurlar arayışına girdik. Cemil baba elimizdeki iplerle kaya bloğundan kuzeye yedi göller burnuna doğru bodoslama inmeyi teklif etse de hiç bilmediğimiz bu maceraya atılmak ölümcül olabilirdi.... Yanımızda iplerin toplam boyu 120 metre hattın boyu ise 500 metre kadardı, her yerde kaya babası olmuyabilirdi, yumuşak toprak yada altında moren buz bulunabilirdi, ara emniyet noktası bulamıyabilir bu arada hızlanan yağmur hattı şelaleyede çevirebilirdi.... Üçüncü alternatif ise bir üst sete çıkabilmekti ve sürekli yağan yağmurun ıslattığı zaten çürük olan kayalar hiç güven hissi vermiyordu ama bir şekilde de çıkmalıydık çünkü hepimiz ıslanmış hepimiz üşüyorduk.... Birkaç denemeden sonra mevcut ip ile deliktaş arasında bir çatlaktan güvensizde olsa üst sete çıkmayı başardım ve burdaki kayadan emniyet alıp alttaki setteki arkadaşları üst sete çıkarmayı başladık, bu arada bulunduğumuz settin kedi yolu vari yer yer kalınlığı 10-20 cm düşen yatay 30 metrelik yolunda Canip ipi emniyet kemerine bağlayıp ileledi ve ilk ip boyuna ulaştıp ipi sabitledi. Böylece yan geçişin ürkütücülüğü biraz olsun absorbe edilip önce 5-6 metrelik pursik sürerek tırmanışla üst sete çıkılıp sonrasında 30 metrelik yan geçiş ipine karabina ile bağlanıp ilk ipe ulaşılıp ordan yukarıya eğim azalmış ve pursik sürmek kolaylaşmış olarak ilerleyerek faaliyetin en zor bölümü geçilmiş oldu. Son bir saatlik bölümde hipotermi riski, taş düşmesi , irtifa yüksekliği ve her iki tarafın derin uçurumlarla kaplı olmasına rağmen bana benden çok güvenerek ne dersem harfiyle uymaya çalışan tüm ekip arkadaşlarıma teşekkürü bir borç bilirim... Özellikle her teknik tırmanışta ara emniyet noktalarında her katılımcıya her emniyet için hassasiyetle yardımcı olan canip kardeşimde kocaman bir övgüyü sonuna kadar hak etmiştir... Tüm ekibi sırttan çıkartana kadar hat başında ve sırt hattında esen rüzgarı yediğimden artık pekte tutmayan ellerimle hattı toplayan kişi olarak yukarıya çıktığımda ise yağmur bulutları dağılmaya başlamış ve rüzgar dksk ya geri döndüğümüzde şiddetini tamamen kaybetmişti... Hal böyle olunca ne yana baksam mutlu gururlu ve vakur bir çift göz ve buna eşlik eden cümlelerle keyifli bir sohbet Dksk zirveyi kaplamıştı... Kızılkayadan vazgeçen bizler ilk grup gibi sırt hattından daha kolay bir yürüyüşle önce İsmetler zirveye sonrada Süner zirveye çıkıp ufak mollardan sonra Katır kırına doğru dik ama hızlı inişle patikaya ulaştık. Tüm ekibi topladıktan sonrada belirgin patikadan Kuruyan göller etrafından yürüyerek Kamp alanımıza vakit iyice geç olmadan mutlu mesut bir şekilde ulaştık... Parkura gelince; Yıldırım tepe haricinde orta derece denilebilir lakin Yıldırım tepeye gidecekler lütfen teknik malzemesiz yola çıkmasınlar, rotanın km olarak kısa oluşuna aldırış etmesinler ve teknik bilgileri yeterli değilse bu parkuru kullanmasınlar derim. Rota üzerinde su kaynağı yok bu nedenle yanlarına 2,5 litre su almaları doğru olur.. Hava durumu zirvelerde her an değişebildiğinden yağmurluk, eldiven, termos ve sıcak su gibi temel ihiyaçları ihmal etmesinler çünkü bunlar hayat kurtarır. Teknik tırmanışlarda hatta bırakabilecekleri fazladan mazlemeyi yanlarında taşısınlar çünkü biz böyle yaptık ve 2 perlonla bir üçgen mağaracıyı dağa ve dağcıların kullanımına bıraktık. Hat üzerinde 3 yerde eskimiş perlonları sanırım güvensiz olduğu için kesip hatta bırakan arkadaşa da çağrımız lütfen yenisini koymadığı koyamadığı birşeyin eskisini yok etmesin... belki o eski şey hiç olmamasından daha iyi olabilir... Sonuç itibariyle duayenlerin yaptığı bir zirveyi yapmak , kalabalık bir ekiple yolunu daha belirgin hale getirmek, kaya babaları oluşturmak, kilit noktaları karabina ve perlon bırakmak yebudak olarak bizleri çok ama çok mutlu etti, darısı inşallah diğer zirvelerin başına diyereki wikiloc rotamızı takip ederek bu zirveleri yapacak tüm arkadaşlara başarılar dileriz.... (Bilgi ve irtibat için her daim bizi arayabilirsiniz... bilgi paylaştıkça artar..)
Log in or register for more content!
Recently Added Summit Registries
Recently Added Mountains
Upcoming Mountain Activities